Diğer
Anasayfa • Diğer
İptali zorlaştırmak bu dönemin gelirini korur ama müşteriyi elde tutmaya yetmediği için markanın büyümesini sağlamaz. Üstelik iptali zorlaştırmak hem şirketin adını kirletir hem de çalışanların başını öne eğdirir.
Son Yazılar
Haberler
Kitabım bu hafta başında kitapçılarda ve e ticaret sitelerinde satışa çıktı.
Bugün vardığım akılla değerlendirdiğimde, pazarlamayla ilgilenen herkese sadece kanıtlanabilir verilere itibar etmesini, ne kadar ünlü olursa olsun her yazarın fikirlerinin gerçek hayatta karşılığının olup olmadığını sorgulamasını tavsiye ederim.
Pazarlama yöneticilerinin, hizmet ettikleri şirketlere, ancak böyle bir yaklaşım sergiledikleri takdirde faydalı olacaklarına inanıyorum.
25 yıl önce pazar araştırması işine girdiğinde bunu ailesine bile anlatmakta zorluk çeken Temel Aksoy, bugün pazar araştırmaları konusunda en tecrübeli isimlerden.
Türkiye Yazıları
Kitlelerin dezenformasyona maruz kalarak kutuplaşması bugün dünyadaki bütün demokrasilerin gerçek bir sorunudur. Aydınlar bu durumdan haklı olarak çok rahatsız.
Ama elimizde daha iyi bir yöntem yok. Demokratik bir toplum olmak istiyorsak, bu zorlukları aşmalıyız. Dezenformasyonu azaltarak geniş halk kitlelerinin daha bilinçli kararlar almasını sağlamalıyız. Bağımsız medyayı ve sivil toplum kuruluşlarını güçlendirmeliyiz. Aydınlık yarınlara ancak demokrasiyi güçlendirerek ulaşabiliriz.
Çetin Altan, bizim neslimize dünyalı olmayı öğretti.
En önemlisi, hayatın bir mucize olduğunu ve bu mucizeyi yaşamak için hangi koşulda olursa olsun hep iyimser olmayı yani "enseyi karartmamak” gerektiğini öğretti.
Siyasi liderleri kahraman yapan onların zihniyetleri değiştirme becerileridir. Gandi’nin söylediği gibi liderler “değişimin kendisi olduklarında” zihniyet değişimini gerçekleştirebilirler.
Batı Medeniyetleri seviyesine yükselmek, sadece Batılı gibi yaşamaktan ibaret değildir.
Bir toplum Batılı gibi giyinir, Batılı gibi yaşar, Batılı gibi tüketirse o toplum medeni bir toplum olmaz.
Keşke sadece tüketmek ve Batılı bir hayat tarzını benimsemekle medeni bir toplum seviyesine ulaşmak mümkün olsaydı.
Kişisel Gelişim
Kimi insanlar mıknatıs gibi bir çekiciliğe sahiptirler. Tavırları, davranışları, konuşmaları; olaylar karşısındaki duruşları ve verdikleri tepkiler -onlar bir çaba göstermeden- insanları etkiler. Bu insanlar ne söyleseler, dikkatleri üzerlerine toplarlar. Herkesin dile getirdiği bir fikri, onlar dile getirdiğinde kelimelerin ağırlığı artar. Bulundukları ortamlarda insanlar onlara öykünür, onlar gibi davranmaya çalışırlar. Bu insanlar hiç zorlanmadan insanları peşlerinden sürüklemeyi başarırlar.
Bilmek değil, yapmaktır hayatı değiştiren.
Ne kadar bilirseniz bilin, eğer bildiklerinizi uygulayamıyorsanız, bildiklerinizin bir önemi yoktur aslında.
Her yeni yılın başı, kendi hayatımızın iplerini elimize almak için bir fırsattır.
Sizin de bu fırsatı değerlendirmenizi dilerim.
Fikirleri, projeleri ne kadar değerli olursa olsun, insan ikna etmeyi başaramazsa sahip olduğu bütün kaynaklar değerini kaybeder.
İnsanları ikna etmek hepimizin ihtiyacı olan bir yetkinlik. Hayatta mutlu olmak için de başarılı olmak için de insanları nasıl ikna edeceğimizi öğrenmek zorundayız.
Hayatta mutlu olmak için de başarılı olmak için de insanın kendi duygu ve düşüncelerini iyi ifade etmesi şart.
Arkadaşlıktan ebeveynliğe, aynı takımda oynamaktan milyon dolarlık şirketleri yönetmeye kadar başarılı bütün ilişkiler, insanın kendisini nasıl ifade ettiğine, nasıl iletişim kurduğuna, insanları ne kadar ikna edebildiğine bağlıdır.
Genel
İptali zorlaştırmak bu dönemin gelirini korur ama müşteriyi elde tutmaya yetmediği için markanın büyümesini sağlamaz. Üstelik iptali zorlaştırmak hem şirketin adını kirletir hem de çalışanların başını öne eğdirir.
Müşterinin markayla her etkileşimi aynı değildir ve hangisinin sürtünme, hangisinin değer verilen etkileşim olduğunu müşterinin davranışı belirler. Satıcının işi, kapıdan giren müşterinin o gün ne istediğini anlamak ve ona göre davranmaktır. Bunun için satıcının güleryüze değil, müşteriyi anlayacak zamana ve anladığını yapacak yetkiye ihtiyacı vardır.
Hayatımız puan vermekle geçiyor çünkü markalar hiç olmadığı kadar çok soruyor. Markalar, alışveriş yapan herkese "Bu markayı bir arkadaşınıza tavsiye eder misiniz?" sorusunu soruyor ve bu soruların cevaplarından tek bir sonuç rakamı elde ediyor.
Markaların müşteri memnuniyetine olan düşkünlüğüne bakan herkes, "markalar bu kadar çok soru soruyorsa, mutlaka müşterilerini çok iyi tanıyorlardır" diye düşünür ama aslında markalar sadece sormakla kalıyor. Çünkü bu anketlerin üç kusuru var.
Ürün bilgilerini yazmak, ürünü fotoğraf ve videolarla göstermek bir süsleme işi değildir. Ürünü hayatın içinde gösteren fotoğraf ve video, boyutunu anlatan görsel ve müşteri yorumları, müşterinin aklındaki endişeleri giderir.
Bir marka, müşterinin ne yapmak istediğini anlayıp satın alma sırasında onun aklında beliren endişeleri ne kadar azaltırsa, satma ihtimalini o kadar artırır.
E-Kitaplar
E-kitapları edinmek için sayfa içerisindeki formu doldurunuz.