Marka Sadakati Çok Eşli, Sıradan Bir Sadakattir

Marka Sadakati Çok Eşli, Sıradan Bir Sadakattir

İnsanların markalara bağlılıkları kendi hayatlarını kolaylaştırmak içindir. 

İnsan daha önce olumlu sonuç aldığı tercihlerini tekrar etmek ister. Her seferinde yeniden düşünme ve karar alma zahmetine katlanmak istemez. Düşünmek yerine alışkanlığını sürdürmek ister. Bu nedenle marka sadakati sıradan bir sadakattir.

İnsanların markalara sadakati çok eşli bir sadakattir. Hızlı tüketim, süpermarket, giyim, seyahat, eğlence gibi pazarlarda insanlar tek bir markadan değil, aynı dönemde birden fazla markadan alışveriş yaparlar. Hepimizin giysi dolabında pek çok markanın eteği, elbisesi, pantolonu, ceketi vardır. Bütün giyim ihtiyacını tek bir markadan karşılayanlar yok denecek kadar azdır.

İnsanlar tek bir markaya sadakat göstermek yerine kendi marka seçkilerindeki markaların hepsine birden aynı anda sadakat gösterirler. İnsanların marka sadakati, çok eşli bir sadakattir.

Marka sadakati her ürün kategorisinde mevcuttur. Daha az reklam yapılan pirinç, un, kuru baklagiller kategorilerinde bile insanlar daha önce denedikleri markaları yeniden satın alırlar. Tıpkı bir odada hep aynı koltuğa oturması gibi pek fazla düşünmeden tekrarladığı bir davranıştır.

İnsanlar bulabildikleri markalara sadakat gösterirler. Eğer satın almaya alışık oldukları bir marka satış noktasında yoksa, insanlar o markayı başka bir satış noktasında aramak yerine, orada bulunan rakip markayı satın alırlar. Alışveriş merkezinde alışık olduğu markanın mağazasında istediğini bulamayan insan, yan taraftaki rakip mağazadan alışveriş yapar.

Cep telefonu operatörü, banka ve sigorta hizmetleri gibi abonelik pazarlarında müşterilerin marka sadakati daha uzun sürer. Bu nedenle, abonelik pazarlarında bütün ihtiyaçlarını tek bir markadan karşılayanların oranı çok daha yüksektir. 

Bir insanın bir banka veya bir cep telefonu operatörü ile ilişkisini kesmesi, marketten satın aldığı pirinç markasını değiştirmesinden daha zordur çünkü abonelik pazarlarında markalar müşterileriyle kontrat yapar ve başka markalara geçmelerini zorlaştırırlar.

Kullandığımız akıllı telefonların ve bilgisayarların yazılımlarına alışmamız da  bizim marka değiştirmemize engel oluşturur. Benzer şekilde insanlar kuaförlerine, doktorlarına tıpkı abonelik pazarlarında olduğu gibi bağlılık gösterirler. Kuaförümüze, doktorumuza alışmamız, bizim başka kuaföre, doktora gitmemize engel olur. Kısa dönemde cep telefonu operatörünü, kuaförümüzü, doktorumuzu değiştirmeyiz ama zamanla bunları da değiştiririz. Marka sadakati kalıcı değildir.

Sanılanın aksine sadakat markayı büyütmez. Tam tersi, büyük markaların sadakati kategori ortalamasının üzerine çıkar. İnsanlar büyük markaların reklamlarını daha çok görürler, büyük markalar her yerde karşılarına çıkar. Kategorinin yeni müşterileri de lider markaya yönelirler. Bu nedenlerle lider markaların sadakat oranı kategori ortalamasının “biraz” üzerine çıkar.

İnsanların markalara tutkulu bir sadakat gösterdiği düşüncesi tam bir safsatadır. Hiçbir bilimsel kanıtı yoktur. İnsanların markalara gösterdiği sadakat, kendi hayatlarını kolaylaştırmak içindir. Hem çok eşli hem sıradan bir sadakattir.

Marka yöneticilerinin “love brand” gibi safsatadan kurtulup, markanın bilinirliğini ve bulunurluğunu sağlayarak markanın penetrasyonunu artırıp yeni kullanıcılar kazanmaya odaklanmaları gerekir.

Bunları yaparak markalarını büyütürlerse, sadakat kendine bakar.

Konuyla İlgili Makale ve Linkler

  1. Jeremy Braune, System 1 V. System 2: Think Like Your Customers
  2. Byron Sharp, Snake (oil) and Loyalty Ladders
  3. Byron Sharp, What’s Wrong with Loyalty Ladders?
  4. Pazarlamanın Birinci Kanunu
  5. Temel Aksoy, Hızlı ve Yavaş Düşünmek
  6. Sadakat Yalanı
  7. Müşteri Sadakati Kalıcı Değildir
  8. İnsanlar Bulabildikleri Markalara Sadakat Gösterirler

Yazıyı Paylaş

LinkedIn
Facebook
WhatsApp
E-posta
X (Twitter)

Danışmanlık Al

Danışmanlık almak için aşağıdaki butona tıklayarak formu doldurun.