<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yönetim - Temel Aksoy</title>
	<atom:link href="https://temelaksoy.com/kategori/yonetim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://temelaksoy.com/kategori/yonetim/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Aug 2026 09:54:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2026/09/temelaksoy-favicon-512-150x150.png</url>
	<title>Yönetim - Temel Aksoy</title>
	<link>https://temelaksoy.com/kategori/yonetim/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mükemmel Bir İşyeri Yaratmanın 6 Kuralı</title>
		<link>https://temelaksoy.com/mukemmel-isyeri-yaratmanin-6-kurali/</link>
					<comments>https://temelaksoy.com/mukemmel-isyeri-yaratmanin-6-kurali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllülük]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[lider]]></category>
		<category><![CDATA[misyon]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[yetenek]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[işyeri]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[yönetici]]></category>
		<category><![CDATA[zamanın ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[takım]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[yalın]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[şeffaf]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[katkı]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[verimlilik]]></category>
		<category><![CDATA[gurur]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[iş ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[erişim]]></category>
		<category><![CDATA[içgörü]]></category>
		<category><![CDATA[kabul görmek]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[mükemmel iş ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[mükemmel iş yeri]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yasak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.temelaksoy.com/?p=5549</guid>

					<description><![CDATA[Mükemmel bir işyeri yaratmak için dev bütçelere veya sıra dışı uygulamalara gerek yok. İnsanların kendilerini geliştirebildiği, fikirlerini ifade edebildiği, anlam bulduğu ve gurur duyduğu bir ortam kurmak mümkün. Üstelik bu, yalnızca sıra dışı liderin değil, bu zamanın ruhunu anlayan herkesin yapabileceği bir şey.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Mükemmel Bir İş Ortamı Yaratmak Zor Değil</b></p>
<p class="p3">İyi bir iş ortamı yaratmak için, yurtdışındaki büyük teknoloji şirketlerinin ya da kurumsal başarı öykülerinin birebir kopyalanmasına gerek yok. Herkesin eğlenerek çalıştığı, toplantıların doğada yapıldığı, ofislerin oyun alanına benzediği, herkesin birbirine neşeyle yaklaştığı örnekler oldukça nadirdir. Bu tür hikâyeler, daha çok “çalışan cenneti” efsaneleridir.</p>
<p class="p3">Oysa gerçekten iyi bir iş ortamı yaratmak için ihtiyacımız olan şey, çalışanlara odaklanan bir zihniyettir. Rob Goffee ve Gareth Jones’un araştırmaları da bunu gösteriyor. Dünyanın dört bir yanındaki çalışanların hayalini kurduğu işyeri için altı basit ama etkili kural yeterlidir. Üstelik bu kurallar, büyük yatırımlar ya da olağanüstü bütçeler gerektirmez. Bu kuralları benimseyen her lider, iyi bir işyeri yaratabilir.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-22958" src="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2025/07/gereksiz-kurallarla-degil-sagduyula-yonetilen-ortamlar.webp" alt="gereksiz-kurallarla-degil-sagduyula-yonetilen-ortamlar" width="600" height="400" srcset="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2025/07/gereksiz-kurallarla-degil-sagduyula-yonetilen-ortamlar.webp 600w, https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2025/07/gereksiz-kurallarla-degil-sagduyula-yonetilen-ortamlar-300x200.webp 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<h3><b>1. Gereksiz kurallarla değil, sağduyuyla yönetilen ortamlar</b></h3>
<p class="p3">Sanayi devrimi, işi bilenin bilmeyene gösterdiği, ustaların kalfaları denetlediği bir döneme aitti. Üretim verimliliği, sıkı kurallarla ve denetimle sağlanırdı. Katı kurallar koymak, işin verimi için şarttı.</p>
<p class="p3">Ama bugün durum farklı. Bir bilgisayar programcısının ya da bir tasarımcının yaptığı işi, onun yöneticisi ancak iş bittikten sonra görür. Artık kimse kimsenin başında durarak verim sağlayamıyor. Çalışanlar gönüllü olarak işin sorumluluğunu üstlenmedikçe, şirketler değer üretemiyor.</p>
<p class="p3">Bu nedenle bugünün işyerlerinde kural koymanın amacı kontrol değil, ortak anlayış yaratmak olmalıdır. Kurallar sade, az sayıda ve herkes için geçerli olmalı. Gerçekten bir amaca hizmet etmeyen kuralların, artık şirkette yeri olmamalı.</p>
<p class="p3">İyi bir işyeri yaratmanın ilk adımı, anlamını yitirmiş kurallardan kurtulmak ve zamanın ruhuna uygun hareket etmektir.</p>
<h3><b>2. Bilginin özgürce paylaşıldığı ortamlar</b></h3>
<p class="p3">Eskiden bilgi kıt ve değerliydi. Sahip olan, güce de sahip olurdu. Bugün bilgi çok ve ulaşılması kolay. Artık asıl mesele, bilgiyle ne yapıldığıdır. Hangi bilginin işe yarar olduğunu seçmek, onu içgörüye ve eyleme dönüştürmek daha değerlidir.</p>
<p class="p3">Buna rağmen hâlâ bazı şirketlerde bilgi saklanır. Bilgi karar alma süreçlerinde belirli kişilerin elinde kalır. Oysa hayatın bu kadar hızlandığı bir dünyada, bilgiye ulaşamayan her çalışan risk yaratır.</p>
<p class="p3">Şeffaf bilgi akışı, yalnızca güven ortamı yaratmaz; aynı zamanda hata payını da azaltır, karar alma süreçlerini hızlandırır. Bilgiye erişimin engellendiği yerlerde adaletsizlik artar, çalışanlar pasifleşir, sistem hantallaşır.</p>
<p class="p3">Mükemmel bir işyeri yaratmanın ikinci adımı, bilgiye erişimin herkes için eşit olduğu şeffaf bir ortam kurmaktır.</p>
<h3><b>3. Gelişimin desteklendiği ortamlar</b></h3>
<p class="p3">Tarım toplumunda birkaç temel beceriyle bir ömür boyunca üretim yapıp, değer yaratmak mümkündü. Sanayi çağında uzmanlaşmak yeterliydi. Ama artık bir insanın sadece bir alanda bilgi sahibi olması yetmiyor. Hem derinleşmek hem de genişlemek gerekiyor. Bazıları buna “T-tipi insan” diyor. Mesele, hem dikey uzmanlığa hem yatay meraka sahip olmak.</p>
<p class="p3">Bugün çalışanlar sadece yaptıkları işi iyi yapmak istemiyor. Aynı zamanda yeni şeyler öğrenmek, kişisel olarak gelişmek, kendilerine yatırım yapmak istiyorlar. Hatta bazen işyerinde kullanmayacakları bilgileri bile edinmek istiyorlar. Çünkü bu gelişim, onları hayatta bir adım ileri taşıyor.</p>
<p class="p3">Mükemmel bir işyeri yaratmanın üçüncü adımı, çalışanların gelişimini desteklemektir. İnsanlar, kendilerini geliştirdikleri yere bağlanır.</p>
<h3><b>4. Oldukları gibi kabul edildikleri ortamlar</b></h3>
<p class="p3">İnsanlar yalnızca yaptıkları işle değil, kim olduklarıyla da var olmak isterler. Kimse, çalıştığı yerde farklılıklarını saklamak zorunda kalmak istemez. İnancı, dili, cinsiyeti, yaşam tarzı ne olursa olsun, herkes olduğu gibi kabul görmek ister.</p>
<p class="p3">İşyerinde “Evde kim isem, burada da oyum” diyebilen, kendini baskı altında hissetmeyen, duygularını ve kişiliğini özgürce ortaya koyabilen insanlar daha üretken olurlar. Bu çeşitlilik, yalnızca daha mutlu bireyler yaratmaz; aynı zamanda şirketin yaratıcılık kapasitesini de artırır.</p>
<p class="p3">Mükemmel bir işyeri yaratmanın dördüncü adımı, insanlara kendileri olma özgürlüğünü tanımaktır. Kendisi gibi olabilen insan, işine daha çok bağlanır.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-22959" src="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2025/07/anlam-bulunan-ortamlar.webp" alt="anlam-bulunan-ortamlar" width="600" height="400" srcset="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2025/07/anlam-bulunan-ortamlar.webp 600w, https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2025/07/anlam-bulunan-ortamlar-300x200.webp 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<h3><b>5. Anlam bulunan ortamlar</b></h3>
<p class="p3">Şirketlerin varlık nedeni, sadece kâr elde etmek değildir. Şirketler, insanlara bir fayda sundukları için vardırlar. Müşteri, bu faydaya erişebilmek için ödeme yapar.</p>
<p class="p3">Bir lider, çalışanlara bu amacı, bu faydayı anlatabildiğinde; yapılan iş daha anlamlı hâle gelir. İnsanlar yalnızca maaş için değil, bir değerin parçası olmak için çalışmak isterler. Para önemlidir ama yeterli değildir. İnsan, yaptığı işin başkalarına fayda sağladığını hissettiğinde, daha anlamlı bir hayat yaşar.</p>
<p class="p3">Mükemmel bir işyeri yaratmanın beşinci adımı, insanlara yaptıkları işte anlam bulacakları bir ortam sunmaktır.</p>
<h3><b>6. Gurur duyulan işler yapılan ortamlar</b></h3>
<p class="p3">İnsanlar sadece kendi başarılarıyla değil, ait oldukları kurumun başarısıyla da gurur duymak isterler. Bir takımın parçası olmak, başarıyı birlikte kutlamak, insanın iç motivasyonunu besler.</p>
<p class="p3">Bir çalışanın, “Bunu biz yaptık” diyebilmesi, o şirkete aidiyetini güçlendirir. Gurur duyulan işler, sadece maddi karşılık değil, duygusal bağ da yaratır. Gerçek liderler, çalışanlarına bu hissi yaşatmayı bilir. İnsanların yaptığı işle gurur duyması, onların şirkete bağlılık duymasının en önemli unsurudur.</p>
<p class="p3">Mükemmel bir işyeri yaratmanın altıncı adımı, insanlara yaptıkları işten gurur duyacakları bir ortam sunmaktır.</p>
<h2><b>Mükemmel İşyerleri Zihniyetten Doğar</b></h2>
<p class="p3">Tüm bu altı kuralın ortak noktası şudur: Hiçbiri dev bütçeler gerektirmez. Hiçbiri mucizevi sistemler kurmayı şart koşmaz. Sadece zamanın ruhunu anlamayı ve insanları neyin motive ettiğini görmeyi gerektirir.</p>
<p class="p3">Bugünün iş dünyasında mükemmel bir işyeri yaratmak için sadece teknolojiye değil, insanlara yatırım yapmak gerekir. Gerçekten dinleyen, değer veren, destekleyen liderler; ilham veren iş ortamlarını inşa edebilirler.</p>
<p class="p3">Ve bu ortamlar, çalışanların yalnızca zamanlarını değil, gönüllerini de verecekleri yerler olur.</p>

<h2 class="uk-h3">Konuyla İlgili Makale ve Linkler</h2>
<ol class="ta-articles">
    <li><a href="https://www.youtube.com/watch?v=npCokAAOmHs" target="_blank">Rob Goffee and Gareth Jones, “Why Should Anyone Be Led By You?”, Video</a></li>
<li><a href="https://hbr.org/2005/12/managing-authenticity-the-paradox-of-great-leadership" target="_blank">Rob Goffee and Gareth Jones, “Managing Authenticity”</a></li>
<li><a href="https://hbr.org/2013/05/creating-the-best-workplace-on-earth" target="_blank">Rob Goffee and Gareth Jones, “Creating the Best Workplace on Earth”</a></li>
<li><a href="https://web.archive.org/web/20220128055844/https://www.brainzooming.com/7-keys-to-creating-an-innovative-workplace-culture/22739/" target="_blank">Mike Brown, “7 Keys to Creating an Innovative Workplace Culture”</a></li>
<li><a href="http://dujour.com/design/martyn-thompson-working-spaces-office-photos/" target="_blank">“Intelligent Design: Inside Creative Workspaces”</a></li>
<li><a href="http://www.smashingmagazine.com/2007/12/monday-inspiration-creative-workplaces/" target="_blank">Vitaly Friedman, “Creative Workplaces”</a></li>
<li><a href="http://scottberkun.com/2012/does-your-workplace-affect-creativity-mostly-no/" target="_blank">“Does Your Workplace Affect Creativity? Mostly No”</a></li>

</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://temelaksoy.com/mukemmel-isyeri-yaratmanin-6-kurali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şirketiniz Sizin Fikirlerinizden Yararlanıyor Mu?</title>
		<link>https://temelaksoy.com/sirketiniz-sizin-fikirlerinizden-yararlaniyor-mu/</link>
					<comments>https://temelaksoy.com/sirketiniz-sizin-fikirlerinizden-yararlaniyor-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 04:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[şeffaflık]]></category>
		<category><![CDATA[yönetici]]></category>
		<category><![CDATA[rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[ikna]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[patron]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[korku kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan bağlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[kurum kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[iş ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[otorite]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[geri bildirim]]></category>
		<category><![CDATA[iç iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[öneri sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[sessizlik]]></category>
		<category><![CDATA[yazılı kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim tarzı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.temelaksoy.com/?p=6538</guid>

					<description><![CDATA[Yöneticiler “kapım herkese açık” dese de, çoğu çalışan ne zaman konuşulması gerektiğini, ne zaman susulacağını bilir. Çünkü her işyerinde yazılı olmayan kurallar vardır. İnsanların sessiz kaldığı, fikirlerini söylemediği ortamlarda hatalar çoğalır, gerçekler yönetime ulaşmaz. Oysa bugünün dünyasında her şirketin, en değerli kaynağı olan çalışanlarının sesine kulak vermesi gerekir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><b>Sessiz Şirketlerde Gerçekler Konuşmaz</b></h2>
<p class="p3">Yöneticilerin büyük odalarda oturması, masalarının daha geniş, koltuklarının daha konforlu olması, şirkette kimin güçlü olduğunu göstermek içindir. Bir çalışan yöneticinin odasına girdiğinde, kendisine çoğu zaman daha küçük ve daha rahatsız bir sandalye gösterilirken, yönetici kollarını iki yana açarak oturur. Hatta bazıları, ellerini başlarının arkasında birleştirip vücutlarını daha da genişletir. Tüm bu davranışlar, bilinçli ya da bilinçsiz şekilde gücün altını çizer.</p>
<p class="p3">İnsanların en temel sezgilerinden biri, bir ortamda kimin güçlü olduğunu hemen fark edebilmesidir. Bunun için eğitim almaya gerek yoktur. Gözümüz, vücut dilinden oturma düzenine, eşya yerleşiminden kullanılan dile kadar birçok ipucunu anında algılar.</p>
<p class="p3">Yöneticilerin çalışanlarla eşit olması gerekmez. Sorumlulukları farklıdır, ayrıcalıkları olabilir. Ama yöneticilerin sahip olduğu güç, çoğu zaman çalışanlarla aralarındaki iletişimi zorlaştırır.</p>
<p class="p3">Yönetici ne kadar “Kapım herkese açık” dese de, toplantılarda “Ne düşünüyorsunuz?” diye sorsa da, herkes ne zaman konuşulup ne zaman susulacağını çok iyi bilir. Çünkü her topluluğun yazılı olmayan kuralları vardır. Ve bu kurallar, çoğu zaman yazılı kurallardan daha güçlüdür.</p>
<p class="p3">İş yerlerinde de bu böyledir. İnsanlar kendilerine söz verildiğinde bile fikirlerini söylemek istemezler. Çoğu zaman sessiz kalmayı tercih ederler.</p>
<h2><b>Sessizlik Nezaket Değil, Bir Sinyaldir</b></h2>
<p class="p3">Bir ortamda insanlar konuşmuyorsa, bunun nedeni her zaman saygı, tevazu ya da kibarlık değildir. Sessizliğin ardında çoğu zaman korku, endişe ya da umutsuzluk vardır. İnsanlar ya konuşmanın bir işe yaramayacağına inanırlar ya da konuşurlarsa başlarına kötü bir şey geleceğini düşünürler.</p>
<p class="p3">Bu sessizlik ortamlarında iyi fikirler ortaya çıkmaz. Hatalar fark edilmez. Yanlış kararlar artar. Çalışanlar görür, birbirine söyler ama yöneticilerin haberi olmaz. Çünkü kimse yukarıya doğru konuşmak istemez.</p>
<p class="p3">Sessizlik verim getirmez. Uyumu sağlamaz. Tam tersine işleri yavaşlatır, körleştirir, hataları büyütür.</p>
<p class="p3">Sessizliğin olduğu yerde, iki yüzlü bir kültür gelişir. Görünen bir yüz vardır; yöneticilerin bildiği, onların duyduğu şeyler… Bir de herkesin kendi aralarında konuştuğu, ama asla yukarı çıkmayan gerçekler. Ve ne yazık ki pek çok yöneticinin yaşadığı dünya, sadece bu görünen yüzdür.</p>
<h2><b>Şirketi Yalnızca Liderler Değil, Fikirler Yükseltir</b></h2>
<p class="p3">Bugünün dünyasında, bir şirketin başarılı olabilmesi için sadece yöneticilerin değil, tüm çalışanların fikrine ihtiyaç vardır. Eğer bir şirket, kendi çalışanlarının düşüncelerinden yararlanamıyorsa, hem büyük bir fırsatı kaçırır hem de çok önemli tehditleri zamanında göremez.</p>
<p class="p3">Çalışanlar fikirlerini açıkça söyleyebildiğinde şirketin performansı artar. Çünkü insanlar kendilerini değerli hissederler. Sorumluluk alırlar. Karar sürecine dâhil olurlar. Hatta kendi fikirleri uygulanmasa bile, dinlenmek, dikkate alınmak onları şirkete daha çok bağlar. İçten bağ kurulan yerlerde insanlar savunucu olur; şirketin bir parçası gibi hisseder.</p>
<p class="p3">Bu yüzden bir şirket, kendi içinde çok sesliliği mümkün kılacak bir yapı kurmak zorundadır. Farklı fikirlerin çatıştığı yerlerde “doğruya” ulaşmak daha kolaydır. Hata payı azalır. Kör noktalar küçülür.</p>
<p class="p3">Ama eğer bir şirkette sessizlik hâkimse, bunun nedenlerini aramak gerekir. Çünkü sessizlik bir sonuçtur. Ve o sonucu doğuran nedenler çözülmedikçe, verimlilik de bağlılık da sağlanamaz.</p>
<h2><b>Sessizliği Doğuran Dört Temel Neden</b></h2>
<p class="p3">Bir şirkette insanların konuşmamasının birçok nedeni olabilir. Ama bazıları diğerlerinden daha belirleyicidir:</p>
<h3><b>1. Gücün Nasıl Kullanıldığı</b></h3>
<p class="p3">Bir şirkette açık sözlü insanların başına neler geldiğini herkes bilir. Yöneticiler istedikleri kadar şeffaflıktan bahsetsin, insanların esas aldığı şey, yöneticilerin gerçek tavırlarıdır. Gücün nasıl kullanıldığı, açık sözlülüğe nasıl tepki verildiği, konuşanların cezalandırılıp cezalandırılmadığı, o şirketin kültürünü belirler.</p>
<p class="p3">İnsanlar, açık sözlülüğün değer görmek yerine tehdit olarak algılandığı ortamlarda konuşmaz. Konuşanların dışlandığı, susturulduğu bir yapı, zamanla tamamen sessizleşir.</p>
<h3><b>2. Değişimin Umutsuzluğu</b></h3>
<p class="p3">Bazı şirketlerde yöneticiler baskıcı değildir ama o kadar “böyle gelmiş, böyle gider” havasındadırlar ki çalışanlar konuşmayı anlamsız bulurlar. Yıllarca hiçbir şey değişmemiştir. İnsanlar, öneri sunmanın bir işe yaramayacağını düşünür.</p>
<p class="p3">Bu ortamlarda sessizlik bir tür vazgeçiştir. İtaat değil, yılgınlıktır.</p>
<h3><b>3. Belirsiz Beklentiler</b></h3>
<p class="p3">Bazı yöneticiler, çalışanlardan görüş ister ama neyin ne şekilde iletilmesini beklediklerini söylemezler. “Açık olun” demek yeterli değildir. İnsanlar katkılarını nasıl sunacaklarını, hangi konularda fikir vermeleri istendiğini bilmek ister. Net olmayan beklentiler, katkıyı da engeller.</p>
<h3><b>4. Kişilik Farklılıkları</b></h3>
<p class="p3">Bazı insanlar doğaları gereği sessizdir. Fikirlerini ifade etmekte zorlanırlar. Kabul görmeyeceklerinden korkarlar. Eleştirildiklerinde ne yapacaklarını bilemezler. Çatışmadan çekinirler. Ama bu insanların söyleyecek çok kıymetli şeyleri olabilir.</p>
<p class="p3">Bu nedenle her şirketin, farklı karakter yapılarını dikkate alacak bir katılım biçimi oluşturması gerekir.</p>
<h2><b>Açık Sözlülük Kültürü Bilinçli Bir Çabanın Sonucudur</b></h2>
<p class="p3">James Detert ve Ethan R. Burris’e göre, çok sesli bir iş ortamı kendiliğinden oluşmaz. Bu ortam bilinçli ve kararlı bir çabanın ürünüdür. Şirketlerin önce nerede hata yaptıklarını görmeleri ve bunu düzeltmeye niyet etmeleri gerekir.</p>
<p class="p3">Bu yolculuğun ilk adımı liderden başlar. Liderin önce kendi “güç kalkanını” indirmesi gerekir. Kendisinin her şeyi bilen değil, öğrenmeye açık bir insan olduğunu göstermesi gerekir.</p>
<p class="p3">Gerçek şeffaflık, sadece sözle değil, davranışla ortaya konur. Liderin eleştiriye açık olması, çalışanların fikirlerini gönül rahatlığıyla dile getirebileceği bir ortam yaratır. Ve bu ortamı herkesin gözünün önünde bizzat liderin kendisi kurar.</p>
<h2><b>Netlik, Katılımın Anahtarıdır</b></h2>
<p class="p3">Yöneticiler, çalışanlardan katkı bekliyorsa, önce bu katkının ne olduğunu tanımlamalıdır. “Aklınıza ne geliyorsa söyleyin” demek yetmez. Hangi konuda, ne şekilde katkı bekleniyor? Bu katkı nasıl toplanacak, kim değerlendirecek, nasıl geri bildirim verilecek?</p>
<p class="p3">Bunlar net olmadığı sürece katılım da gerçekleşmez.</p>
<p class="p3">Ayrıca yöneticiler, sadece kendi odalarında oturup çalışanlardan fikir bekleyemez. Onların arasına karışmaları gerekir. Sahaya inmeleri, çalışanların doğal ortamlarında bulunmaları gerekir. Çünkü ancak bu şekilde “eşitlik hissi” oluşur. Ve ancak bu hissin olduğu yerlerde insanlar konuşur.</p>
<h2><b>Şirketler Demokrasiyle Yönetilmez Ama Katılım Olmadan Ayakta Kalamaz</b></h2>
<p class="p3">Şirketlerin demokratik kurumlar olması gerekmez. Kararlar çoğu zaman merkezden alınır, bu doğaldır. Ama bu, çalışanların fikirlerinden yararlanılmayacağı anlamına gelmez.</p>
<p class="p3">Bugün şirket yönetmek demek, yukarıdan aşağıya değil, her yönden gelen katkıyı sistemli şekilde işin içine katmak demektir.</p>
<p class="p3">Bunu başaramayan şirketler, ne kadar iyi yöneticilere sahip olurlarsa olsun, büyük fırsatları kaçırırlar. Daha da önemlisi, büyük tehditleri fark edemezler.</p>
<p class="p1">Bir şirkette kimsenin konuşmaması, en büyük hataların yapılmasına neden olur.</p>

<h2 class="uk-h3">Konuyla İlgili Makale ve Linkler</h2>
<ol class="ta-articles">
    <li><a href="http://www.jstor.org/stable/20159894?seq=1#page_scan_tab_contents" target="_blank">James R. Detert and Ethan R. Burris, “Leadership Behavior and Employee Voice: Is the Door Really Open?”</a></li>
<li><a href="https://www.researchgate.net/publication/259383988_Organizational_Silence_Basic_Concepts_and_Its_Development_Factors" target="_blank">Ghodratollah Bagheri, Reihaneh Zarei, Mojtaba Nik Aeen, “Organizational Silence: Basic Concepts and Its Development Factors”</a></li>
<li><a href="http://www.annualreviews.org/doi/pdf/10.1146/annurev-orgpsych-031413-091328" target="_blank">Elizabeth W. Morrison, “Employee Voice and Silence”</a></li>
<li><a href="https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/1467-6486.00384" target="_blank">Linn Van Dyne, Soon Ang and Isabel C. Botero, “Conceptualizing Employee Silence and Employee Voice as Multidimensional Constructs”</a></li>
<li><a href="http://www-2.rotman.utoronto.ca/facbios/file/Ashford,%20Sutcliffe,%20and%20Christianson%202009.pdf" target="_blank">Voice and Silience at Organizations</a></li>
<li><a href="http://www.forbes.com/sites/glennllopis/2012/03/19/6-reasons-employees-must-speak-up-to-thrive-at-work/" target="_blank">Genn llopis, “6 Reasons Employees Must Speak Up to Thrive at Work”</a></li>
<li><a href="http://hbswk.hbs.edu/item/the-power-of-conversational-leadership" target="_blank">Carmen Nobel, “The Power of Conversational Leadership”</a></li>
<li><a href="http://hbswk.hbs.edu/item/do-i-dare-say-something" target="_blank">Sarah Jane Gilbert, “Do I Dare Say Something?”</a></li>
<li><a href="https://hbr.org/2016/01/can-your-employees-really-speak-freely" target="_blank">James R. Detert and Ethan R. Burris, “Can Your Employees Really Speak Freely?”</a></li>
<li><a href="http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/1467-6486.00387/abstract" target="_blank">Frances J. Milliken,Elizabeth W. Morrison, Patricia F. Hewlin, “An Exploratory Study Of Employee Silence: Issues That Employees Don’t Communicate Upward And Why”</a></li>
<li><a href="http://homepages.se.edu/cvonbergen/files/2012/12/AN-EXPLORATORY-STUDY-OF-EMPLOYEE-SILENCE_IISSUES-THAT-EMPLOYEES-DONT-COMMUNICATE-UPWARD-AND-WHY.pdf" target="_blank">Frances J. Milliken,Elizabeth W. Morrison, Patricia F. Hewlin, “An Exploratory Study Of Employee Silence: Issues That Employees Don’t Communicate Upward And Why”</a></li>
<li><a href="https://www.workhuman.com/blog/the-dangers-of-employee-silence/" target="_blank">Darcy Jacobsen, “The Dangers Of Employee Silence”</a></li>
<li><a href="https://hbr.org/2010/06/debunking-four-myths-about-employee-silence" target="_blank">James R. Detert, Ethan R. Burris, David A. Harrison, “Debunking Four Myths About Employee Silence”</a></li>
<li><a href="https://hbr.org/2010/05/do-your-employees-think-speaki" target="_blank">James R. Detert, Ethan R. Burris, and David A. Harrison, “Do Your Employees Think Speaking up Is Pointless?”</a></li>
<li><a href="https://hbr.org/2010/06/whats-really-silencing-your-em" target="_blank">James R. Detert, Ethan R. Burris, and David A. Harrison, “What’s Really Silencing Your Employees”</a></li>
<li><a href="https://hbr.org/product/disclosure-leaks-and-slips-issues-and-strategies-for-prohibiting-employee-communication/BH286-PDF-ENG" target="_blank">Lyle Sussman, “Disclosure, Leaks, and Slips: Issues and Strategies for Prohibiting Employee Communication”</a></li>
<li><a href="https://hbr.org/2010/05/good-communication-goes-beyond" target="_blank">James R. Detert, Ethan R. Burris, and David A. Harrison, ”Good Communication Goes Beyond Open Door Policies”</a></li>

</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://temelaksoy.com/sirketiniz-sizin-fikirlerinizden-yararlaniyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışanların Katılımını Sağlamak Bedava</title>
		<link>https://temelaksoy.com/calisanlarin-katilimini-saglamak-bedava/</link>
					<comments>https://temelaksoy.com/calisanlarin-katilimini-saglamak-bedava/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 04:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllülük]]></category>
		<category><![CDATA[insan kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[lider]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[yetenek]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yönetici]]></category>
		<category><![CDATA[rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[şirket yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[paydaş]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[inisiyatif]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[insan odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[hesap verebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan bağlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[iş ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[katılımcı yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü katılım]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan katılımı]]></category>
		<category><![CDATA[delegasyon]]></category>
		<category><![CDATA[ideal şirket]]></category>
		<category><![CDATA[ideal yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[iş yerinde demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[iyi yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[katılımcı şirket]]></category>
		<category><![CDATA[management]]></category>
		<category><![CDATA[manager]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim teorisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.temelaksoy.com/?p=6673</guid>

					<description><![CDATA[İnsanın içindeki iyiye inanmak, onun katkısını alacak bir çalışma ortamı oluşturarak onu sorumluluk almaya ve inisiyatif kullanmaya (elbette hesap vermeye) teşvik etmek mümkündür.

Eğer katılımcı bir şirket ortamı oluşturabilirsek, bundan hem çalışanlar hem de bütün paydaşlar karlı çıkar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><b>İyi Yönetim Hayat Değiştirir</b></h2>
<p class="p3">Edward Deming, “Japonya yükselişini doğal kaynaklarına değil, iyi yönetime borçludur” der. Bu söz bana hep şunu düşündürür: Yalnızca ülkeler değil, şirketler, kurumlar, sivil toplum girişimleri de varlıklarını iyi yönetime borçludur. Çünkü yönetim sadece bir görev değil; insanlara, kaynaklara ve geleceğe karşı üstlenilmiş bir sorumluluktur.</p>
<p class="p3">Yönetim dediğimiz şey, tek bir beceri değil. Pek çok farklı dengeyi bir arada tutmayı gerektiriyor. Bir yandan iş bölümü ve disiplin gerekirken, diğer yanda yaratıcılık ve inisiyatif olmadan da olmuyor. Kaynakları doğru yönlendirmek şart ama adil olmak da öyle. Kararlılık önemli ama bazen risk almak da gerek. Yani yönetmek, çelişen gibi görünen birçok özelliği bir araya getirebilme sanatıdır.</p>
<h2><b>Yöneticilik Artık Yalnızca Bir Pozisyon Değil</b></h2>
<p class="p3">Bugün şirketler yalnızca ekonomik üretim yapan yapılar değil. Binlerce insanın hayatına dokunan, onların evlerine, hayallerine, sağlığına ve güven duygusuna etki eden organizasyonlar. Bir şirket iyi yönetildiğinde sadece hissedarlar kazanmıyor; çalışanlar, aileleri, tedarikçiler, hatta toplumun bütünü değer görüyor.</p>
<p class="p3">Ama bunun olabilmesi için, şirketlerin insanı merkeze koyması gerekiyor. Özellikle insan kaynağını… Çünkü çalışanlar yalnızca görev yapan bireyler değil; her biri kendi hayat yolculuğunda anlam arayan, katkı sunmak isteyen insanlar. Onlara yalnızca görev vermek yetmiyor; onları sürece katmak, düşüncelerini önemsemek, sorumluluk almaya teşvik etmek gerekiyor.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-22948" src="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2025/07/katki-sunmak-insanin-dogasinda-var.webp" alt="katki-sunmak-insanin-dogasinda-var" width="600" height="400" srcset="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2025/07/katki-sunmak-insanin-dogasinda-var.webp 600w, https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2025/07/katki-sunmak-insanin-dogasinda-var-300x200.webp 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<h2><b>Katkı Sunmak, İnsanın Doğasında Var</b></h2>
<p class="p3">İnsanlar sadece maaş için çalışmıyorlar. Çoğu zaman bir çabanın parçası olmak, kendilerini önemli hissetmek ve yaptıkları işin işe yaradığını görmek istiyorlar. Eğer bir şirkette bu alan açılmazsa, insanlar sessizleşiyor. Ne öneriyorlar, ne sorumluluk alıyorlar. Çünkü katkı sunabilecekleri bir alan bulamıyorlar.</p>
<p class="p3">Katılım sağlamak, büyük bir yatırım gerektirmez. Herkesin fikrini ifade edebileceği, kendini değerli hissedeceği bir ortam yaratmak için ne dev bir bütçe gerekir ne de devrim gibi yapısal değişiklikler. Bu sadece niyet meselesidir. İyi niyetle dinlemek, güvenmek, yer açmak.</p>
<p class="p3">Ama çoğu yönetici katılımcılığı demokrasiyle karıştırıyor. Oysa şirketlerin demokratik yapılar olması gerekmez. Her kararı oyla almak zorunda değilsiniz. Ama insanların seslerini duyurabilecekleri, fikirlerinin dikkate alındığını hissedecekleri bir alan açmak her zaman mümkündür. Şirketler demokrasiyle değil ama katılımcı bir anlayışla yönetilebilir. Ve bence yönetilmelidir de.</p>
<h2><b>Ricardo Semler: Güvene Dayalı Bir Yol</b></h2>
<p class="p3">Ricardo Semler’i yıllar önce keşfettiğimde, onun yönetim anlayışı bana hem çok ilham verici hem de çok insani gelmişti. Brezilyalı bir iş insanı olan Semler, geleneksel yönetim kalıplarını tamamen sorgulayan ve yerine çok daha insan merkezli bir yapı kuran biri. Şirketlerinde insanlar işlerini nasıl yapacaklarına, ne kadar çalışacaklarına ve ne kadar kazanacaklarına kendileri karar veriyor. Çünkü Semler, insanların ancak böyle çalışmaktan keyif alacaklarını ve sorumluluk üstleneceklerini düşünüyor.</p>
<p class="p3">Ona göre insanları hep hata yapacak varlıklar gibi görmek, en düşük ortak paydadan yönetmektir. Böyle bir anlayışla ancak kontrol kültürü kurarsınız. Herkesin birbirinden şüphelendiği, kimsenin inisiyatif almadığı, yaratıcılığın öldüğü bir ortamda sadece görev yapılır ama değer üretilmez.</p>
<p class="p3">Semler’in anlayışında güven var, açıklık var, şeffaflık var. Şirketindeki herkes, şirketin finansal raporlarını okuyabiliyor. En alttan en üste kadar herkes, işleriyle ilgili verilere ulaşabiliyor. Hatta satın alma gibi büyük kararlar bile ortak akılla alınıyor.</p>
<p class="p3">Çünkü Semler’e göre insanlar, ancak değer gördüklerinde, fikirlerine saygı duyulduğunda ve katkı sunabileceklerine inandıklarında sorumluluk hissediyorlar. Ve ancak o zaman gerçekten çalışıyorlar, sadece iş olarak değil, içlerinden gelerek.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-22949" src="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2025/07/her-sirketin-ilham-alacagi-yaklasim.webp" alt="her-sirketin-ilham-alacagi-yaklasim" width="600" height="400" srcset="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2025/07/her-sirketin-ilham-alacagi-yaklasim.webp 600w, https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2025/07/her-sirketin-ilham-alacagi-yaklasim-300x200.webp 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<h2><b>Her Şirketin İlham Alabileceği Bir Yaklaşım</b></h2>
<p class="p3">Elbette herkes Ricardo Semler gibi bir yapı kuramayabilir. Ama onun anlayışından ilham almak mümkün. Çünkü onun yaklaşımı şuna dayanıyor: İnsanlara güvenmek.</p>
<p class="p3">Bunu yapmanın hiçbir maddi maliyeti yok. Sadece zihniyet değişimi gerekiyor. Ama bugün hâlâ çok az sayıda şirket bu cesareti gösterebiliyor. Çünkü alışılmış yapılar, gücün merkezde toplandığı sistemler daha tanıdık, daha “kontrollü” geliyor. Oysa gerçek verimlilik, gerçek yaratıcılık ve gerçek bağlılık, ancak kontrolü biraz bıraktığınızda ortaya çıkıyor.</p>
<p class="p3">Katılımcı bir yönetim tarzı, şirketin sadece bugünü değil, geleceği için de en güçlü yatırımdır. Çünkü insanlar, seslerinin duyulduğu yerde kalmak, katkılarının anlam bulduğu yerlerde çalışmak isterler.</p>
<p class="p3">Ve bence iyi yönetim tam olarak budur.</p>

<h2 class="uk-h3">Konuyla İlgili Makale ve Linkler</h2>
<ol class="ta-articles">
    <li><a href="https://www.ted.com/talks/ricardo_semler_radical_wisdom_for_a_company_a_school_a_life/transcript?language=tr#t-2211" target="_blank">Ricardo Semler “Bir Şirket, Bir Okul Ve Yaşam İçin Sıra Dışı Bilgelik”</a></li>
<li><a href="https://www.strategy-business.com/article/05408" target="_blank">Lawrence M. Fisher, “Ricardo Semler Won’t Take Control”</a></li>
<li><a href="https://www.youtube.com/watch?v=ewA2BqbWhUQ" target="_blank">Chuck Blakeman, "The Emerging Work World in The Participation Age"</a></li>
<li><a href="http://www.inc.com/chuck-blakeman/marissa-mayer-the-old-school-manager-vs-ricardo-semler-the-participation-age-lea.html" target="_blank">Chuck Blakeman, “Why 'Participation Age' Leaders Will Beat Old-School Managers, Every Time”</a></li>
<li><a href="http://www.huffingtonpost.com/cultural-acupuncture/how-corporate-culture-hac_b_7444760.html" target="_blank">“The Emergence Of Uncorporate Culture And What That Means For 'Management”</a></li>
<li><a href="https://web.archive.org/web/20260317094448/https://workrevolution.org/portfolio/chuck-blakeman/" target="_blank">“The Work Revolution”</a></li>
<li><a href="http://www.forbes.com/sites/rawnshah/2015/11/05/5-leadership-attitudes-from-flat-organizations/#2a3b59c4762d" target="_blank">“5 Leadership Attitudes From Flat Organizations”</a></li>
<li><a href="http://www.theguardian.com/business/2003/apr/27/theobserver.observerbusiness7" target="_blank">Simon Cauilkin, “Who's in Charge Here? No One”</a></li>
<li><a href="http://www.forbes.com/sites/stevedenning/2014/11/20/exploring-innovations-in-management-through-a-learning-consortium/#5f0d354149ad" target="_blank">Steve Denning, “A Learning Consortium For Management Innovation”</a></li>

</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://temelaksoy.com/calisanlarin-katilimini-saglamak-bedava/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışanları Motive Etmenin 5 Şartı</title>
		<link>https://temelaksoy.com/calisanlari-motive-etmenin-5-sarti/</link>
					<comments>https://temelaksoy.com/calisanlari-motive-etmenin-5-sarti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2025 04:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetici]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[prim]]></category>
		<category><![CDATA[takdir]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[fayda]]></category>
		<category><![CDATA[verimlilik]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[inisiyatif]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[kendini ödüllendirme]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan bağlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[ortam]]></category>
		<category><![CDATA[ücret]]></category>
		<category><![CDATA[anket]]></category>
		<category><![CDATA[iş ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[bağlılık]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan memnuniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[iş güvencesi]]></category>
		<category><![CDATA[işveren]]></category>
		<category><![CDATA[işveren markası]]></category>
		<category><![CDATA[işyerinde mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[mesai]]></category>
		<category><![CDATA[ödüllendirme]]></category>
		<category><![CDATA[turnover]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.temelaksoy.com/?p=5091</guid>

					<description><![CDATA[Bir işyerinde memnuniyetsizliklerini gidermek, çalışanları memnun etmeye yetmez. Çünkü, memnuniyetsizliğin tersi memnuniyet değildir.

Çalışanların gönülden katkısını almak için, onların nasıl motive olacaklarını bilmek gerekir. 
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Çalışanlar Memnuniyet Değil, Anlam Arar</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Pek çok patron, çalışanların maaşlarını ve sigortalarını zamanında ödemeyi yeterli bir memnuniyet sebebi sayar. Hatta bazıları, bir insanı işe almanın başlı başına bir iyilik olduğunu düşünür. Bu bakış açısı, ne yazık ki hâlâ birçok işverenin zihninde geçerliliğini koruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa bu zihniyet tek taraflıdır. Sağlıksızdır. Çünkü bir çalışanın yasal sınırlar içinde, güvenli ve düzgün bir ortamda çalışması, ücretini zamanında alması, en temel haktır. Bunlar bir işyerinin övünç kaynağı olamaz. Ama bu asgari koşullardan bir tanesi bile eksikse, ortaya doğrudan bir memnuniyetsizlik çıkar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çalışanlar bu temel koşulları daha işin başında, ilk günden itibaren hak eder. Bu koşulları sağlayan bir şirket “iyi” sayılmaz; yalnızca olması gerekeni yapmış olur. Bir hastaneyi sadece hijyenik olduğu için nasıl kutlamıyorsak, bir işvereni de yasal sorumluluklarını yerine getirdiği için alkışlamayız. Çünkü bu, zaten işin aslıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sorunları Çözmek Yeterli Değildir</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de bu konu çoğu zaman yanlış anlaşılır. Birçok şirket, çalışan memnuniyetini sağlamak için önce büyük araştırmalar yaptırır. Memnuniyetsizlik kaynağı olan noktaları tespit eder. Ardından da hızlıca “iyileştirme” süreci başlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşyerinin fiziksel koşulları elden geçirilir. Otopark düzenlenir, yemekhane yenilenir, servis saatleri revize edilir. Eksik bilgisayarlar tamamlanır, yazıcılar güncellenir. Çalışma saatleri gözden geçirilir, ücretlerdeki gerilik telafi edilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bu iyileştirmeler çoğu zaman yüksek maliyetli yatırımlarla yapılır. Şirket yönetimi, bu iyileştirmelerin çalışanlar tarafından fark edilmesini ve takdirle karşılanmasını bekler. Birkaç yıl sonra yeni bir araştırma yaptırılır; memnuniyetin ne kadar arttığı ölçülür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama çoğu zaman sonuç hayal kırıklığı yaratır. O kadar çabaya, zamana ve paraya rağmen çalışan memnuniyetinde anlamlı bir artış olmaz. Çünkü gözden kaçırılan temel bir kural vardır: Memnuniyetsizliği gidermek, memnuniyet yaratmaz.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Herzberg’in Açtığı Yol</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bu düşünce ilk kez 1960’lı yıllarda Frederick Herzberg tarafından ortaya atıldı. Harvard Business Review’daki makalesinde şunu söyledi: Bir insanın memnuniyetsizliğini ortadan kaldırmak, onu memnun etmek anlamına gelmez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ifade kulağa çelişkili gibi gelebilir. Ama sadece iş hayatında değil, hayatın her alanında geçerlidir. İnsanların “olmazsa olmaz” diye tanımlanan asgari koşullara kavuşmaları, onları motive etmeye yetmez. Bir eksik giderildiğinde insan rahatlar ama bu ona mutluluk getirmez. O sadece huzursuzluk giderilmiş olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yüzden, çalışanları memnun etmek isteyen bir şirketin atması gereken ilk adım, “olmazsa olmaz” koşulları eksiksiz şekilde yerine getirmektir. Ama asıl farkı yaratan şey bu değil, bundan sonra yapılanlardır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ne Motive Eder?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Çalışanları gerçekten motive eden, onları işlerine bağlayan ve şirkete gönülden katkı sunmalarını sağlayan şeyler farklıdır. Bunlar çoğu zaman “görünmez ama hissedilir” unsurlardır:</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>1. Sorumluluk</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Çalışanlar sadece kendilerine söyleneni yapmak istemez. Büyük resmi görmek, bir kararın parçası olmak ve kendi sorumluluk alanlarında inisiyatif kullanmak isterler. Kendi kararlarını alabilen insanlar, çalıştıkları yere daha çok bağlanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Talimatla çalışmak bir noktaya kadar mümkündür ama kimseyi heyecanlandırmaz. Şirketlerin yapması gereken, insanlara güvenmek ve onlara hareket alanı bırakmaktır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>2. İlerleme</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanlar bulundukları yerde sabit kalmak istemez. Yaptıkları işi başardıkça daha fazlasını yapmak, daha büyük sorumluluklar üstlenmek, etki alanlarını genişletmek isterler. Yönetim kademelerine çıkmak, katkılarını daha görünür kılmak isterler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlerleme arzusu, insanın doğasında vardır. Ve bu arzuya kulak vermeyen şirketler, en yetenekli çalışanlarını zamanla kaybederler.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>3. Başarma</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Her insan, içinde bir yere ait olduğunu, oraya katkı sunduğunu ve başarılı olduğunu hissetmek ister. Bunun için şirketlerin şeffaf, açık ve katılımcı bir ortam kurması gerekir. İnsanların bilgiye ulaşabildiği, kararlara katılabildiği bir ortamda başarı sadece yöneticilere ait olmaz; herkes başarıyı kendiyle özdeşleştirir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>4. Takdir</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Takdir, insan için hava gibi, su gibi bir ihtiyaçtır. Bu sadece iş hayatında değil, yaşamın her alanında geçerlidir. İnsanlar iyi bir iş yaptıklarında sadece ücretle değil, sözcüklerle de ödüllendirilmek isterler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Basit bir teşekkür bile, bazen bir zamdan daha etkili olabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>5. Öğrenme ve Gelişim</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanlar yalnızca işlerini daha iyi yapmak için değil, kişisel olarak gelişmek, olgunlaşmak, yetkinlik kazanmak için de öğrenmek isterler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şirket içinde alınan eğitimlerin kalıcı bir beceriye dönüşmesi, çalışanların yalnızca bugünü için değil, geleceği için de anlamlıdır. İnsanlar, öğrendikleri şeylerin kendi hayatlarında iz bırakmasını isterler.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Olmazsa Olmaz” ile “Motivasyon”u Ayırmak Gerekir</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yönetimlerin en büyük hatası, hijyenik koşulları sağlamakla motivasyon sağlamayı birbirine karıştırmalarıdır. Çalışma ortamında masa düzenlemek, bilgisayar sağlamak, servisi iyileştirmek elbette gereklidir. Ama bu unsurlar, bir insanı ne daha üretken ne de daha sadık hâle getirir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir şirketin kültürünü güçlü kılan şey, insanların kendilerini işe adadıkları, şirkete gönülden bağlı oldukları bir iklim yaratabilmesidir. Bu ortamın oluşması için, yöneticilerin insanı gerçekten anlamaları gerekir. Onları neyin mutlu ettiğini, neyin harekete geçirdiğini, neyin bağlılık yarattığını derinlemesine kavramaları gerekir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Anlam Yaratmak En Büyük Farktır</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Çalışanlarını motive etmeyi başarabilen, bunu zaman içinde bir kültüre dönüştürebilen şirketler, yalnızca güçlü ekipler kurmazlar. Aynı zamanda rakiplerinin kolay kolay erişemeyeceği bir üstünlük kazanırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü bağlılık satın alınamaz. Sadece inşa edilir.</p>





<h2 class="uk-h3">Konuyla İlgili Makale ve Linkler</h2>
<ol class="ta-articles">
    <li><a href="https://hbr.org/2003/01/one-more-time-how-do-you-motivate-employees" target="_blank">Frederick Herzberg, “One More Time: How Do You Motivate Employees?”</a></li>
<li><a href="https://www.academia.edu/38171980/HERZBERG_S_TWO_FACTOR_THEORY_OF_JOB_SATISFACTION_COMPARATIVE_STUDY_BETWEEN_PRIVATE_AND_PUBLIC_HIGH_SCHOOL_TEACHERS_IN_CANTON_SARAJEVO" target="_blank">Christina M. Stello, “Herzberg’s Two-Factor Theory of Job Satisfaction:An Integrative Literature Review”</a></li>
<li><a href="https://www.simplypsychology.org/herzbergs-two-factor-theory.html" target="_blank">Herzberg\\\’s Motivation-Hygiene Theory (Two Factor Theory)</a></li>
<li><a href="http://journalofthought.com/wp-content/uploads/2014/01/15lyons.pdf" target="_blank">Richard G. Lyons, “Towards a Theory of Work Satisfaction:An Examination of Karl Marx and Frederick Herzberg”</a></li>
<li><a href="https://www.ccsenet.org/journal/index.php/ijbm/article/view/6745" target="_blank">Solomon Markos, M. Sandhya Sridevi, “Employee Engagement: The Key to Improving Performance”</a></li>
<li><a href="https://citeseerx.ist.psu.edu/document?repid=rep1&type=pdf&doi=1e597eecc63771113fbc4b66b9a192a4e0481b92" target="_blank">Colin Dicke, Jake Holwerda, Anne-Marie Kontakos, “Employee Engagement: What Do We Really Know? What Do We Need to Know to Take Action?”</a></li>
<li><a href="https://www.benschneiderphd.com/Macey-Schneider_IOP_March_08.pdf" target="_blank">William H. Macey, Benjamin Schneider, “The Meaning of Employee Engagement”</a></li>
<li><a href="https://www.dmi-ida.org/knowledge-base-detail/a-guide-to-understanding-measuring-and-increasing-engagement" target="_blank">Robert Vance, “Employee Engagement and Commitment: A Guide to Understanding, Measuring and Increasing Engagement in Your Organization</a></li>
<li><a href="https://www.researchgate.net/publication/253279910_Creating_an_Engaged_Workforce_CIPD_Research_Report" target="_blank">Chartered Institute of Personnel and Development, “Creating An Engaged Workforce”</a></li>

</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://temelaksoy.com/calisanlari-motive-etmenin-5-sarti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşveren Markası Nasıl Olunur?</title>
		<link>https://temelaksoy.com/isveren-markasi-nasil-olunur/</link>
					<comments>https://temelaksoy.com/isveren-markasi-nasil-olunur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jun 2025 05:11:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.temelaksoy.com/?p=9533</guid>

					<description><![CDATA[Çalışanların bir şirketi benimsemeleri ve tek bir vücut gibi uyumlu davranmaları, ulaşılması zor bir idealdir.

Ama bugünün rekabet koşullarında bir şirketin başarılı olması için farklı kökenlerden, farklı ırklardan, farklı milliyetlerden, farklı inançlara sahip yetenekli insanların ortak değerler etrafında birleşip ortak bir hedefe varmak için gönüllü katkı vermeleri gerekir. Bu nedenle, ulaşması zor olsa da her şirketin bu ideale yaklaşmak için çaba göstermesi gerekir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1"><a href="https://www.sbaemployerbrand.com/">Simon Barrow</a></span><span class="s2">’un ortaya attığı “işveren markası” kavramı, bir şirketin “çalışılabilecek en iyi yer” olması durumunu tanımlar. Aslında ben “işveren markası” yerine “çalışan markası” demeyi tercih ederim çünkü çünkü bir şirketin &#8220;en beğenilen şirket&#8221; olması için çalışanların şirketi benimsemeleri esastır. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9539" src="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2018/04/calisan_markasi.jpg" alt="" width="650" height="431" srcset="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2018/04/calisan_markasi.jpg 650w, https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2018/04/calisan_markasi-300x199.jpg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></p>
<p class="p1"><span class="s2">Adına ne denirse densin, bu konu son yıllarda neredeyse her CEO’nun gündeminde üst sıralara yükseldi çünkü 21. yüzyılda şirketlerin başarısı kol gücüyle değil, bilgi ve yaratıcılıklarıyla katkı yapan çalışanlara bağlı. Şirketler, yetenekli insanları kendilerine çekmek ve onlara şirketi benimsetmek için bu konuyu önemsemek zorundalar. </span></p>
<p class="p1"><span class="s2">“Çalışan markası” veya “İşveren markası” kavramı, çalışanların şirketi sahiplenmelerini, sorumluk ve inisiyatif almalarını, şirketin hedefine gönüllü katkı yapmalarını ve her ortamda şirketi savunmalarını ifade eden ideal bir durumu tarif eder. </span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Ama bir şirketin bu seviyeye yükselmesi kolay başarılacak bir iş değildir. Çalışanlara sürpriz doğum günü partileri düzenlemek, onları pikniğe götürmek ya da eğlence geceleri düzenlemek bir şirketin &#8220;en beğenilen şirket&#8221; olmasına yetmez çünkü bunların hiçbiri şirketin çalışanlarıyla kurduğu ilişkilerin özünü oluşturmaz. İnsanların bir şirketi sahiplenmeleri için şirket yönetimlerinin işin özüne inmesi gerekir. </span><span class="s2">İnsanların çalıştıkları şirketten son derece yalın ama bir o kadar da gerçekleştirilmesi zor beklentileri vardır. Her çalışan, </span></p>
<ul class="ul1">
<li class="li1"><span class="s2">Kendini değerli hissetmek,</span></li>
<li class="li1"><span class="s2">Başarının bir parçası olmak,</span></li>
<li class="li1"><span class="s2">Kendini geliştirmek,</span></li>
<li class="li1"><span class="s2">Yaptığı işte gelecek görmek,</span></li>
<li class="li1"><span class="s2">Zamanının büyük bölümünü geçirdiği iş yerinde anlam bulmak ister.</span></li>
</ul>
<p class="p1"><span class="s2">İnsanlar, şirketin kendileriyle adil ve şeffaf bir ilişki kurmasını beklerler. İnsanların günlük hayatlarında adaleti en yakından yaşadıkları ortamlar, zamanlarının büyük bölümünü geçirdikleri işyerleridir. Görevlerin, ücretlerin, terfilerin, ödül ve cezaların çalışanlara nasıl dağıtıldığı işyerindeki adaletin göstergeleridir. Bir işyerindeki adalet, o işyerinin huzurunu ve başarısını belirleyen en temel unsurdur.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">İnsanlar, şirketin kendilerini bir birey olarak görmesini beklerler. Hangi dine, hangi mezhebe, hangi ırka, hangi cinse, hangi siyasi görüşte ait olurlarsa olsunlar şirketin kendilerine saygı göstermesini isterler. </span></p>
<p class="p1"><span class="s2">İnsanlar çalıştıkları şirketin kendilerine eğitim vermesini isterler. Sadece şirketin işine yarayacak eğitimler almak değil, kişisel yetkinlikler kazanmak için şirketin kendilerine yatırım yapmasını beklerler. </span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Çalışanların eşit sorumlulukları ve eşit yetkileri olmadığı için şirketler demokratik ortamlar değildir; olmaları da gerekmez ama buna rağmen her çalışan alınacak kararlar hakkında kendi görüşünü ifade etmek ister. İnsanların asıl istedikleri kendi söylediklerinin yapılması değil, kendi seslerinin duyulması ve dikkate alınmasıdır. </span></p>
<p class="p1"><span class="s2">İnsanlar başarının parçası olmak, iyi yaptıkları işlerden ötürü takdir görmek isterler. Sadece parasal ödül değil, daha önemlisi harcadıkları çabaları yöneticilerin fark etmelerini beklerler. </span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Bir şirketin bu beklentilerin hepsini hakkıyla yerine getirmesi son derece zor olduğu için bir şirketin “çalışan markası” ya da “işveren markası” olacak kadar &#8220;beğenilmesi&#8221; gerçek hayatta sık karşılaşılan bir durum değildir. Birçok CEO’nun bu hayali vardır ama bunu gerçekleştirenler yok denecek kadar azdır. </span><span class="s4">Çalışanların bir şirketi benimsemeleri ve tek bir vücut gibi uyumlu davranmaları, ulaşılması zor bir idealdir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s4">Ama bugünün rekabet koşullarında bir şirketin başarılı olması için farklı kökenlerden, farklı eğitim ve inançlara sahip yetenekli insanların ortak değerleri benimseyip ortak bir hedefe varmak için yaptıkları işe gönüllü katkı vermeleri gerekir. Bu nedenle, ulaşması zor olsa da her şirketin bu ideale yaklaşmak için çaba göstermesi şarttır. </span></p>
<p>Not: Bu yazıyı ilk kez Nisan 2018 tarihinde yayınladım.</p>
<p></p>
<p><h2 class="uk-h3">Konuyla İlgili Makale ve Linkler</h2>
<ol class="ta-articles">
    <li><a href="https://www.humankapital.com.tr/haberayrinti.asp?haberid=213&baslik=isveren-markasi-nedir-?" target="_blank">Human Kapital, İşveren Markası Nedir, 2018</a></li>
<li><a href="http://recruitingdaily.com/7-biggest-employer-branding-myths/" target="_blank">Busting the 7 Biggest Employer Branding Myths of All Time</a></li>
<li><a href="https://www.mightyrecruiter.com/blog/the-biggest-employer-branding-myths/" target="_blank">8 Experts Reveal The Biggest Employer Branding Myths</a></li>
<li><a href="https://www.researchgate.net/publication/235287332_Conceptualising_employer_branding_in_sustainable_organisations" target="_blank">Conceptualising employer branding in sustainable organisations</a></li>

</ol></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://temelaksoy.com/isveren-markasi-nasil-olunur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Çalışanda Aranan 3 Temel Özellik</title>
		<link>https://temelaksoy.com/bir-calisanda-aranan-3-temel-ozellik/</link>
					<comments>https://temelaksoy.com/bir-calisanda-aranan-3-temel-ozellik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 04:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ait olma]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[özgünlük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://d7f96696-5ae5-482f-90f4-78015ea69a30</guid>

					<description><![CDATA[Berkshire Hathaway şirketinin sahibi ve dünyanın en zengin insanlarından biri olan Warren Buffett işe alacağı insanlarda sırasıyla üç özellik aradığını söyler: Karakter, enerji ve yetkinlik.

Karakter olmazsa olmaz bir şarttır. Karakteri oluşmamış bir insan ne kadar pozitif bir enerjiye ne kadar üstün yetkinliklere sahip olursa olsun, işe yaramayacak bir insandır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Bugüne kadar yaptığım bütün iş görüşmelerinde en çok adayın karakterini&nbsp;anlamaya çalıştım. Nasıl bir insan? Arkasında nasıl bir aile var? Değer yargıları ne? Benim karşıma gelene kadar hangi zorlukları aşmış? Konuştuğum bu insan sahici mi yoksa başka birini mi oynuyor?</p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Bir çalışanın sahip olabileceği en değerli özellik,&nbsp;karakterli olmasıdır.&nbsp;Bir iş yeri için en doğru insan karakter bütünlüğüne sahip olan insandır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2021/04/temel-aksoy-karakter-butunlugu01.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="650" height="431" src="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2021/04/temel-aksoy-karakter-butunlugu01.jpg" alt="" class="wp-image-14144" srcset="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2021/04/temel-aksoy-karakter-butunlugu01.jpg 650w, https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2021/04/temel-aksoy-karakter-butunlugu01-300x199.jpg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></a></figure>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Bu insanlar alçak gönüllüdürler, çünkü kendilerini bilirler.&nbsp;Hem kendilerine güvenirler hem başkalarına güven duyarlar.</p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Kendi duygularının farkındadırlar. Ama aynı zamanda&nbsp;etrafındakilerin de ruh hallerini bilirler.&nbsp;İnsanı anlarlar.</p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Kimsenin onlara doğruyu göstermesine gerek yoktur. &nbsp;Onlar&nbsp;seçimlerini hep doğrudan yana yaparlar.</p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Gelişmiş bir adalet duyguları vardır.</p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Nereden gelip nereye gittiklerini&nbsp;bilen bir halleri vardır. Sanki içlerinde bir pusula vardır.</p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Bu insanlar her yaştan her cinsiyetten olabilirler. Köyden de gelebilirler kentten de.</p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Mutlaka en iyi okullardan mezun olmaları gerekmez hatta hiç iyi eğitim almayanlar bile vardır aralarında.</p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Ama gördüğünüz zaman onları tanırsınız. Kendilerine benzerler.</p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Karakter bütünlükleri vardır. Onlara hemen güven duyarsınız.</p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">İş hayatında en önemli özellik güvenilir olmaktır. Güven, bütün ilişkilerimizde ihtiyaç duyduğumuz olmazsa olmaz özelliklerin en başında gelir.&nbsp;Fukuyama’nın dediği gibi “Güven, toplumun sosyal sermayesidir.” Bir toplumda ekonomik refahın yaratılması,&nbsp;bireyler arasındaki&nbsp;güven duygusunun yaygınlığıyla çok yakından ilgilidir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2021/04/temel-aksoy-karakter-butunlugu02.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="650" height="431" src="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2021/04/temel-aksoy-karakter-butunlugu02.jpg" alt="" class="wp-image-14145" srcset="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2021/04/temel-aksoy-karakter-butunlugu02.jpg 650w, https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2021/04/temel-aksoy-karakter-butunlugu02-300x199.jpg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></a></figure>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Çalışanların yönetime güvendikleri bir ortamla, güvenmedikleri bir ortam arasında inanılmaz bir iklim farkı vardır. İnsanların birbirlerine güvendikleri&nbsp;bir şirketi yönetmek ne kadar keyifliyse güvensizliğin hâkim olduğu bir şirket de&nbsp;o kadar gergin ve çekilmezdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Berkshire Hathaway şirketinin sahibi ve dünyanın en zengin insanlarından biri olan Warren Buffett, işe alacağı insanlarda sırasıyla üç özellik aradığını söyler: Karakter, enerji ve yetkinlik.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karakter yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi Warren Buffet için de olmazsa olmaz bir şarttır. Karakteri oluşmamış bir insan ne kadar pozitif bir enerjiye ne kadar üstün yetkinliklere sahip olursa olsun, işe yaramayacak bir insandır.</p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph"><a style="color: #008080;" href="http://www.druckerinstitute.com/" target="_blank" rel="nofollow noopener">Drucker</a>&#8216;ın dediği gibi, “B<em>ir çalışanın işe gelirken evden getirmesi gereken tek şey, karakter bütünlüğüdür.&#8221;&nbsp;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Not: Bu yazıyı ilk kez 13 Ekim 2009&#8217;da yayınladım. </p>





<h2 class="uk-h3">Konuyla İlgili Makale ve Linkler</h2>
<ol class="ta-articles">
    <li><a href="https://temelaksoy.com/insanin-karakteri-nasil-olusur/" target="_self">İnsanın Karakteri Nasıl Oluşur?</a></li>
<li><a href="https://temelaksoy.com/karakter-insanin-arkasindan-konusulan-ozellikleridir/" target="_self">Karakter İnsanın Arkasından Konuşulan Özellikleridir</a></li>
<li><a href="https://www.forbes.com/2006/09/22/trust-economy-markets-tech_cx_th_06trust_0925harford.html" target="_blank">Tim Harford, “The Economics Of Trust”, Forbest, October 2006</a></li>
<li><a href="https://eaves.ca/2007/07/30/the-trust-economy-or-on-why-gen-yers-dont-trust-anyone-except-jon-stewart/" target="_blank">David Eaves, The Trust Economy (or, on why Gen Yers don’t trust anyone)</a></li>
<li><a href="https://books.google.com.tr/books?id=0R4jNYzSLEwC&printsec=frontcover&source=gbs_v2_summary_r&cad=0#v=onepage&q=&f=false" target="_blank">John Whitney “The trust factor“ (e-book and article)</a></li>
<li><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/The_Toyota_Way" target="_blank">The Toyota Way</a></li>
<li><a href="https://store.hbr.org/product/managing-for-organizational-integrity/94207" target="_blank">Lynn Sharp Paine, Managing for Organizational Integrity, HBR, 1994</a></li>
<li><a href="https://hbr.org/2006/09/the-decision-to-trust" target="_blank">Robert F. Hurley, Decision to Trust, HBR, 2006</a></li>
<li><a href="https://hbr.org/2004/03/the-geography-of-trust" target="_blank">Saj-Nicole A., Saj-Nicole A. Joni , Geography of Trust, HBR 2004</a></li>
<li><a href="https://www.vgls.vic.gov.au/client/en_AU/vgls/search/detailnonmodal/ent:$002f$002fSD_ILS$002f0$002fSD_ILS:408430/ada?qu=Management+--+Leadership.&d=ent%3A%2F%2FSD_ILS%2F0%2FSD_ILS%3A408430%7EILS%7E156&ic=true&av=0&ps=300&st=PA&h=8" target="_blank">Margaret Thorsborne: The Seven Heavenly Virtues of Leadership: Integrity</a></li>
<li><a href="https://hbr.org/2007/11/eight-ways-to-build-collaborative-teams" target="_blank">Lynda Gratton, Tamara J. Erickson “Eight Ways to Build Collaborative Teams”, HBR 2007</a></li>
<li><a href="https://plato.stanford.edu/entries/aristotle-ethics/" target="_blank">Aristoteles’ Ethic, Stanford University</a></li>
<li><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Etik" target="_blank">Etik kavramı üzerine (Türkçe)</a></li>
<li><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Ethics" target="_blank">Etik kavramı üzerine (İngilizce)</a></li>

</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://temelaksoy.com/bir-calisanda-aranan-3-temel-ozellik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Z Kuşağı İşyerinde Farklı mı Davranıyor?</title>
		<link>https://temelaksoy.com/z-kusagi-isyerinde-farkli-mi-davraniyor/</link>
					<comments>https://temelaksoy.com/z-kusagi-isyerinde-farkli-mi-davraniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 May 2025 04:09:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.temelaksoy.com/?p=11030</guid>

					<description><![CDATA[Yönetim ya da pazarlama konferanslarında konuşanlar, Z kuşağı gençlerini anlatırken sanki dünyaya farklı bir insan türü gelmiş de bizim haberimiz yokmuş gibi konuşurlar. 
Z kuşağı gençlerinin çalışma hayatında “anlam arayışı” içinde olduğunu söylerler. Bu kuşağın çalışacağı şirketlerin sadece kar için değil “Daha iyi bir dünya için”, “Hayata değer katar” gibi “ulvi amaçları” olması gerektiğini söylerler. 

Bunlar dayanağı olmayan genel geçer laflardır. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">İnsanları
doğdukları döneme göre X, Y, Z olarak etiketleyen ve her dönemin farklı değer
yargılarına, farklı dünya görüşüne sahip olduğunu iddia eden kuşaklar teorisi
tam bir safsatadır. Bu teorinin dayandığı bilimsel hiçbir kanıt yoktur. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Yönetim ya da pazarlama konferanslarında konuşanlar, Z
kuşağı gençlerini anlatırken sanki dünyaya farklı bir insan türü gelmiş de
bizim haberimiz yokmuş gibi konuşurlar. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Z kuşağı gençlerinin çalışma hayatında “anlam arayışı” içinde olduğundan bahsederler. Kar peşinde koşan değil “Daha iyi bir dünya için”, “Hayata değer katar” gibi “ulvi amaçları” benimseyen şirketleri tercih ettiklerini söylerler. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunlar dayanağı olmayan genel geçer laflardır. Gençlerin ev dışında daha çok zaman geçirdikleri ve daha az televizyon izledikleri elbette doğrudur. İletişim teknolojileriyle doğuştan tanıştıkları için bunları kullanmaya daha yatkın oldukları da doğrudur. Her genç insan gibi insan ilişkilerinde daha romantik, toplumsal konularda ise daha ütopik düşüncelere sahiptirler. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="650" height="431" src="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2019/07/z_kusagi_isyerinde_farkli_mi_davraniyor.jpg" alt="" class="wp-image-11036" srcset="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2019/07/z_kusagi_isyerinde_farkli_mi_davraniyor.jpg 650w, https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2019/07/z_kusagi_isyerinde_farkli_mi_davraniyor-300x199.jpg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanların yaşı, evli olup olmadıkları, ev geçindirmek gibi sorumluluklar üstlenip üstlenmedikleri onların düşünce ve davranışlarını üzerinde çok belirleyicidir ama yaş ilerleyip hayat evresi değişince her insanın düşünceleri, tavırları ve davranışları değişir. Gençler de anne babaları gibi davranmaya başlarlar. </p>



<p class="wp-block-paragraph">David P. Costanza ve arkadaşlarının yaptıkları bilimsel araştırmalara göre işyerinde kuşakların değerleri birbirlerinden farklı değildir. İşlerinden memnuniyetleri, işyerine bağlılıkları ve iş değiştirme eğilimleri arasında anlamlı farklılıklar yoktur. </p>



<p class="wp-block-paragraph">En anlamlı farklılık iş yerinde uzun süre çalışanların işlerinden daha memnun olmalarında ve yeni bir iş aramamalarındadır. Ama bu sonuç eski kuşakların yeni kuşaklardan farklı değerlere sahip olduğunu göstermez çünkü her işyerinde kıdemli olanlar işlerine daha bağlıdırlar. Farkı yaratan insanın çalıştığı sürenin uzunluğudur. Z kuşağı gençleri de bir işte uzun süre çalıştıkları takdirde bu tutum ve davranışları göstereceklerdir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Hal böyleyken gençlerin farklı değerlere sahip, farklı yaratılışta olduklarını; anne babalarına kıyasla farklı ilişkiler kurduklarını iddia etmenin gerçekle alakası yoktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Jennifer J.
Deal’in yaptığı araştırmaya göre,</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Her kuşak anne babasıyla benzer değerlere sahiptir.</li>



<li>Her kuşak işyerinde saygı bekler.</li>



<li>Her kuşak yöneticisinin güvenilir olmasını ister. </li>



<li>Hiçbir kuşak değişimden hoşlanmaz. </li>



<li>İşyerinde sadakat kuşakların davranışıyla değil, işyeri koşullarıyla ilgilidir.</li>



<li>Her kuşak öğrenmek ve kendini geliştirmek ister. </li>



<li>Her kuşak geri bildirime aynı derecede ihtiyaç duyar. </li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Bence Z kuşağının
en önemli özellikleri şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Henüz aile geçindirme sorumlulukları yoktur.</li>



<li>İş beğenmeme ve iş değiştirme eğilimleri yüksektir.</li>



<li>Akılları havadadır.</li>



<li>Romantik ve ütopiktirler.</li>



<li>Çok zamanları vardır. Evde az, dışarıda çok zaman geçirirler.</li>



<li>Paraları azdır.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Ama bu özelliklerinin hepsi genç olmalarından ve içinde bulundukları hayat evrelerinden kaynaklanır. Gençler sahip oldukları düşünceleri ve ileri sürdükleri fikirleri ömür boyu korumazlar. Onların bugün söylediklerinden yola çıkarak onları dünyaya gelmiş yeni bir “insan türü” gibi değerlendirmek saçmalıktır. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Not: Bu yazıyı ilk kez Temmuz 2019 tarihinde yayınladım.</p>


<h2 class="uk-h3">Konuyla İlgili Makale ve Linkler</h2>
<ol class="ta-articles">
    <li><a href="https://link.springer.com/article/10.1007/s10869-012-9259-4" target="_blank">David P. Costanza and Colleagues, Generational Differences in Work-Related Attitudes: A Meta-analysis, Journal of Business and Psychology, Aralık 2012</a></li>
<li><a href="https://www.amanet.org/articles/the-myth-of-generational-differences-in-the-workplace/" target="_blank">Jennifer J. Deal, The Myth of Generational Differences in the Workplace, AMA, Ocak 2019</a></li>
<li><a href="https://scienceforwork.com/blog/generational-differences/" target="_blank">Macarena Soto Feri, Generational differences at work. Myth or reality?, Science for Work, 2014</a></li>
<li><a href="https://adcontrarian.blogspot.com/2017/08/marketers-and-millennials.html" target="_blank">Bob Hoffman, Marketers And Millennials,  Ad Contrarian, Ağustos 2017</a></li>
<li><a href="https://www.thedrum.com/industryinsights/2016/04/18/advertising-too-obsessed-millennials" target="_blank">James Patterson, Is Advertising too Obsessed With Millenials?, Drum, Nisan 2016</a></li>
<li><a href="https://temelaksoy.com/degismeyeni-anlayabilmek/" target="_self">Temel Aksoy, Değişmeyeni Anlayabilmek, Temmuz 2018</a></li>
<li><a href="https://temelaksoy.com/kusaklarin-tuketim-davranislari-farkli-midir/" target="_self">Temel Aksoy, Kuşakların Tüketim Davranışları Farklı mıdır?, Ekim 2016</a></li>
<li><a href="https://temelaksoy.com/zirvalayan-pazarlamacilar/" target="_self">Temel Aksoy, Zırvalayan Pazarlamacılar, Temmuz 2018</a></li>

</ol>



]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://temelaksoy.com/z-kusagi-isyerinde-farkli-mi-davraniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçek Lider Alçakgönüllü Olur</title>
		<link>https://temelaksoy.com/gercek-lider-alcakgonullu-olur/</link>
					<comments>https://temelaksoy.com/gercek-lider-alcakgonullu-olur/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Mar 2025 04:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[lider]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetici]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[saygı]]></category>
		<category><![CDATA[ego]]></category>
		<category><![CDATA[alçakgönüllülük]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[kibir]]></category>
		<category><![CDATA[narsist]]></category>
		<category><![CDATA[olgun]]></category>
		<category><![CDATA[özgüven]]></category>
		<category><![CDATA[prestij]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[statü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://9254ba7e-d0d2-4827-a2cd-fc300223f262</guid>

					<description><![CDATA[Bugün, şirketlerin ve toplumların en büyük ihtiyacı narsist, kendi çıkarları için hareket eden değil; olduğu gibi görünen, samimi, alçakgönüllü ama iddialı hedeflere sahip liderlerdir. Kalıcı başarılar, ancak tevazu, empati ve gerçek liderlik yeteneklerinin harmanlandığı ortamlarda mümkün olabilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-pm-slice="1 1 []"><strong>Narsist Liderlerin Kısa Vadeli Başarıları ve Uzun Vadeli Başarısızlıkları</strong></p>
<p>Narsist (kendini beğenmiş) insanlar, şişik egoları ve taşkın özgüvenleri sayesinde kısa vadede dikkat çekici başarılar elde edebilirler; ancak bu başarılar kalıcı olmaz. Başarı elde ettikten sonra eleştirilere kulaklarını kapatırlar, kendileri ve kendi fikirleri hakkında olumsuz hiçbir şey duymak istemezler. Bu yönleriyle, suda kendi suretini görüp kendine âşık olan mitolojik kahraman Narkissos gibidirler; kendilerinden başka hiç kimseyi beğenmez, başkalarının görüşlerine değer vermezler.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5896" src="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2013/09/0001-66737082.jpg" alt="0001-66737082" width="640" height="355" srcset="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2013/09/0001-66737082.jpg 640w, https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2013/09/0001-66737082-300x166.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p data-pm-slice="1 3 []">Narsistlerin saldırgan bir yapıları vardır, eleştiriye tahammülleri yoktur. Başkalarından duymak istedikleri tek şey kendi mükemmellikleri üzerine sözlerdir. Olumsuz herhangi bir geri bildirimle karşılaştıklarında öfkeyle tepki verir, bunu yapanları küçümser ya da cezalandırırlar. Narsist liderlerle çalışmak bu yüzden son derece zor ve yıpratıcıdır. Sevgi, fedakârlık, paylaşım gibi insani değerlerle ilgilenmedikleri gibi, istekleri gerçekleşmediğinde saldırganlaşır, çalışanlarına karşı duygusal tacize başvurabilirler.</p>
<p>Narsistlerin empati yeteneği gelişmemiştir. Başkalarının hislerini, ihtiyaçlarını ve perspektiflerini anlamakta zorluk çekerler. İşte tam da bu nedenle, uzun vadeli kalıcı başarılar elde edemezler. Empatinin olmadığı yerde sürdürülebilir liderlik mümkün değildir çünkü gerçek anlamda başarı, tek başına değil, ancak takım çalışması ve kolektif katkıyla elde edilir.</p>
<p><strong>Alçakgönüllülüğün Liderlikteki Önemi ve Etkileri</strong></p>
<p>Toplumumuzda çoğu kişi alçakgönüllülüğü yanlış anlar; onu pasiflik, içe kapanıklık ya da utangaçlıkla karıştırır. Oysa alçakgönüllülüğün bu özelliklerle hiçbir ilgisi yoktur. Bir insan hem alçakgönüllü hem de son derece iddialı ve güçlü olabilir. Tevazu sahibi olmak, başarı tutkusundan yoksun olmak anlamına gelmez. İnsanlar ve kurumlar pekâlâ mütevazı bir duruş sergilerken, aynı zamanda büyük hedeflere sahip olabilirler.</p>
<p>Alçakgönüllü olmak bir erdemdir ve gerçek liderlerin temel özelliğidir. Mütevazı liderler gösteriş yapmaz, kendilerini abartmaz, başkalarının övgüsüne bağımlı olmazlar. Böbürlenen söylemlerden, abartılı davranışlardan kaçınır, enerjilerini gerçek anlamda değer yaratmaya yönlendirirler.</p>
<p><strong>Alçakgönüllü Liderlerin Ortak Özellikleri</strong></p>
<p>John Dame ve Jeffrey Gedmin, alçakgönüllülüğün liderlikte son derece kritik bir özellik olduğunu vurgular. Onlara göre tevazu sahibi insanların ortak özellikleri şunlardır:</p>
<ol start="1" data-spread="true">
<li>“Her şeyi ben bilirim!” anlayışından uzaktırlar. Kendi eksikliklerinin farkındadırlar; bilmedikleri konularda başkalarından destek ve bilgi almaktan çekinmezler, uzmanlığa saygı gösterirler.</li>
<li>Sürekli kendi reklamlarını yapmak yerine, işlerini sessiz bir kararlılıkla yapar, başkalarının övgüsüyle motive olmazlar.</li>
<li>Başarılar onları şımartmaz; başarı, onlar için daha fazla sorumluluk üstlenmek, yeni görevler edinmek anlamına gelir.</li>
<li>Kendilerini üstün görüp başkalarını küçümsemezler; aksine değer yaratmak ve çevrelerine faydalı işler yapmak için sürekli fırsatlar ararlar.</li>
<li>Eksikliklerinin farkında oldukları için sürekli yeni bilgiler edinmek, öğrenmek ve gelişmek isterler.</li>
</ol>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-2471" src="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2013/09/sizin-yoneticiniz-en-cok-2.jpg" alt="" width="640" height="355" srcset="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2013/09/sizin-yoneticiniz-en-cok-2.jpg 640w, https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2013/09/sizin-yoneticiniz-en-cok-2-300x166.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p data-pm-slice="1 1 []"><strong>İş Dünyasından Alçakgönüllü Liderlik Örnekleri</strong></p>
<p>İş dünyasından alçakgönüllü liderlerin en güzel örneklerinden biri Apple CEO&#8217;su Tim Cook’tur. Cook, Apple’ın başarısızlıklarından kendini sorumlu tutar, bu tutumu çalışanların ona duyduğu güveni artırır. Bir diğer örnek de Berkshire Hathaway CEO&#8217;su Warren Buffett’tır. Buffett, şirketinin gelirindeki dalgalanmaları açıkça kabul eder ve sürekli şirket yöneticileriyle ortak çalışarak başarıyı sürdürür.</p>
<p>Harvard Business Review tarafından yayınlanan <a>bir araştırma</a>, alçakgönüllü liderlerin daha fazla güven ve bağlılık yarattığını, çalışanların kendilerini daha değerli ve önemli hissettiklerini ortaya koymuştur. Bu tür liderler, ekiplerinin yaratıcılığını ve yenilikçiliğini teşvik ederek, uzun vadede çok daha başarılı sonuçlara ulaşırlar.</p>
<p><strong>Alçakgönüllülüğün Kurumsal Kültüre Etkisi</strong></p>
<p>Okula başladığımız ilk günden itibaren çoğumuza sürekli kendimize güvenmemiz gerektiği öğretilir; güçlü yönlerimizi göstermemiz gerektiği vurgulanır. Bu nedenle, başkalarının başarılarını öne çıkarmak, onları takdir etmek birçok yöneticiye zor gelir. Ancak gerçek liderler, başkalarının başarılarını açıkça takdir ederek onları motive eder ve ekip ruhunu güçlendirirler.</p>
<p>Alçakgönüllü olmak kolay değildir; bu özellik, bilinçli bir çaba ve sürekli kendini geliştirme sonucunda kazanılır. Tevazu sahibi olmak, ruhen ve zihnen olgunlaşmak anlamına gelir.</p>
<p>Bugün, şirketlerin ve toplumların en büyük ihtiyacı narsist, kendi çıkarları için hareket eden değil; olduğu gibi görünen, samimi, alçakgönüllü ama iddialı hedeflere sahip liderlerdir. Kalıcı başarılar, ancak tevazu, empati ve gerçek liderlik yeteneklerinin harmanlandığı ortamlarda mümkün olabilir.</p>
<p>Not: İlk kez Eylül 2013 tarihinde yazdığım bu yazıyı, geliştirerek yeniden yayınladım.</p>
<p><br />
<h2 class="uk-h3">Konuyla İlgili Makale ve Linkler</h2>
<ol class="ta-articles">
    <li><a href="http://www.youtube.com/watch?v=E5aetBlu0_8" target="_blank">“Meet Author of The Mindful Leader, Michael Carroll”, Northeastern University Libraries' Meet the Author Series, January 28, 2009, Video</a></li>
<li><a href="http://www.apa.org/monitor/2011/02/narcissism.aspx" target="_blank">Sadie F. Dingfelder, “Reflecting on Narcissism: Are Young People More Self-Obsessed Than Ever Before?”</a></li>
<li><a href="https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/18507710/" target="_blank">Jean M. Twenge, Sara Konrath, Joshua D. Foster, W. Keith Campbell and Brad J. Bushman , “Egos Inﬂating Over Time: A Cross-Temporal Meta-Analysis of the Narcissistic Personality Inventory”</a></li>
<li><a href="http://www.mindtools.com/pages/article/newLDR_69.htm" target="_blank">Bruna Martinuzzi, “Humility: The Most Beautiful Word in the English Language”</a></li>
<li><a href="http://blogs.hbr.org/2013/09/six-principles-for-developing/" target="_blank">John Dame and Jeffrey Gedmin, “Six Principles for Developing Humility as a Leader”, HBR</a></li>
<li><a href="http://blogs.hbr.org/2013/08/why-do-so-many-incompetent-men/" target="_blank">Tomas Chamorro-Premuzic, “Why Do So Many Incompetent Men Become Leaders?”, HBR</a></li>
<li><a href="http://www.foreignaffairs.com/articles/64621/sherwin-b-nuland/political-disorders" target="_blank">Sherwin B. Nuland, “Political Disorders. Does Executive Authority Corrupt the Mind?”</a></li>
<li><a href="http://www.mindtools.com/pages/article/level-5-leadership.htm" target="_blank">Jim Collins, “Level 5 Leadership”, MindTools</a></li>
<li><a href="http://hbr.org/2005/07/level-5-leadership-the-triumph-of-humility-and-fierce-resolve/ar/1" target="_blank">Jim Collins “Level 5 Leadership: The Triumph of Humility and Fierce Resolve”, HBR</a></li>
<li><a href="http://brain.oxfordjournals.org/content/132/5/1396.long" target="_blank">David Owen, Jonathan Davidson, “Hubris Syndrome: An Acquired Personality Disorder?”</a></li>
<li><a href="http://blogs.hbr.org/2009/09/humility-as-a-leadership-trait/" target="_blank">John Baldoni, “Humility as a Leadership Trait”, HBR</a></li>
<li><a href="http://blogs.hbr.org/2009/11/use-humility-to-improve-perfor/" target="_blank">John Baldoni, “Use Humility to Improve Performance”, HBR</a></li>
<li><a href="http://www.spiritualityandpractice.com/practices/features.php?id=16159" target="_blank">Frederic and Mary Ann Brussat  “The Challenge of Humility”</a></li>
<li><a href="https://www.today.com/popculture/me-me-me-americas-narcissism-epidemic-2d80555351" target="_blank">“Me, Me, Me! America’s ‘Narcissism Epidemic”</a></li>
<li><a href="http://www.youtube.com/watch?v=lAvOuhH8pCk" target="_blank"> “Virtual Conference on Moral Leadership: Humility and Organization”, Video</a></li>
<li><a href="http://www.youtube.com/watch?v=OHko3Ig3S-4" target="_blank">Tony Dungy Shares Why Humility is The Most Important Quality a Leader Can Have, 2012, Video</a></li>

</ol></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://temelaksoy.com/gercek-lider-alcakgonullu-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Liderleri Yaratan Yaşadıkları Zorluklar, Aştıkları Engellerdir</title>
		<link>https://temelaksoy.com/liderleri-yaratan-yasadiklari-zorluklar-astiklari-engellerdir/</link>
					<comments>https://temelaksoy.com/liderleri-yaratan-yasadiklari-zorluklar-astiklari-engellerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Feb 2025 04:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Liderlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.temelaksoy.com/?p=9923</guid>

					<description><![CDATA[Liderliği öğrenmenin kısa yolu yok maalesef. İnsan ne kadar zorluk çeker ne kadar engel aşarsa, kendini hayata o kadar güçlü hazırlar.  Her şirketin yöneticilerine bu mücadele gücünü aşılaması ve onların kendi “kişisel bilgeliklerini” inşa etmelerine imkân sağlaması gerekir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1">Bir şirketi ya da bir ülkeyi yönetmek, ortada bir sorun olmadığı sürece kolaydır. Yönetim ilkelerini ve kurallarını uygulayan herkes, istikrarlı bir ortamda yönetmeyi başarabilir. Ancak hayat çoğu zaman böyle değildir. Şirketler de ülkeler de zaman zaman zorluklarla karşılaşır, beklenmedik engellerle mücadele etmek zorunda kalır.</p>
<p class="p1">İstikrar arzu edilen bir durumdur ama sürdürülebilir değildir. Hayatın doğal döngüsü gereği her istikrarlı dönem bir zaman sonra bozulur, olağanüstü koşullar ortaya çıkar ve yeni bir düzen kurulana kadar belirsizlik devam eder.</p>
<p class="p1">İşte tam da bu olağanüstü dönemleri yönetmek için liderliğe ihtiyaç duyulur.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9925" src="https://www.temelaksoy.com/wp-content/uploads/2018/10/liderler_engeller.jpg" alt="" width="650" height="431" srcset="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2018/10/liderler_engeller.jpg 650w, https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2018/10/liderler_engeller-300x199.jpg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></p>
<h2 class="p1"><b>Liderlik Öğrenilir mi?</b><b></b></h2>
<p class="p3">Peki, liderlik eğitilerek kazanılabilir mi? Bir insan liderliği tıpkı bir beceriyi öğrenmesi gibi öğrenebilir mi?</p>
<p class="p3">Elbette liderlik ilkeleri öğretilebilir. Deneyimli bir lider, kendi bildiklerini gençlere aktarabilir. Ancak iş başa düştüğünde, çalkantılı dönemleri yönetmek için eğitimle edinilen bilgiler çoğu zaman yetersiz kalır. Çünkü liderliğin gerçek okulu <span class="s1">hayatın kendisidir</span>.</p>
<p class="p3">Dov Frohman’a göre zorluk çekmeden, engellerle karşılaşmadan, mücadele vermeden hiç kimse liderliği öğrenemez.</p>
<p class="p3">Liderlik, insanın yaşadığı zorlukları aşarken edindiği bilgi ve deneyimlerin bir toplamıdır.</p>
<p class="p3">Liderlik;</p>
<ul>
<li class="p4">Bir hedefe sahip olmayı,</li>
<li class="p4">Belirsizliği kabullenmeyi,</li>
<li class="p4">Farklı düşünmeyi ve yaratıcı olmayı,</li>
<li class="p4">Sezgilere güvenerek karar almayı,</li>
<li class="p4">Cesareti ve risk almayı<span class="s2"> gerektirir.</span></li>
</ul>
<p class="p3">Gerçek lider mevcut koşullara boyun eğmez. Her lider iyimserdir. İyimserlik liderliğin ayrılmaz parçasıdır. Bu tavrıyla lider yarının daha iyi olabileceğine inanır ve bu inancı gerçeğe dönüştürmek için harekete geçer.</p>
<h2 class="p1"><b>Liderlik Potansiyeli ve Kurumların Rolü</b><b></b></h2>
<p class="p3">Aslında pek çok insanın içinde bu <span class="s1">potansiyel</span> vardır. Ancak çoğu kurumun yapısı bireyin içindeki bu liderlik gücünün ortaya çıkmasına izin vermez. Bürokrasi, katı hiyerarşi ve denetim mekanizmaları insanları kuralların ve mevcut işleyişin içine hapseder.</p>
<p class="p3">Oysa olağanüstü durumlarda şirketlerin ve kurumların tam tersini yapması gerekir. Sıra dışı dönemler sıra dışı kararları gerektirir.</p>
<p class="p3">Liderliği öğrenmenin kestirme bir yolu yoktur. <span class="s1">Ne kadar çok zorlukla karşılaşılırsa ne kadar çok engel aşılırsa, insan o kadar güçlü hale gelir.</span> Her şirketin yöneticilerine ve yönetici adaylarına bu mücadele gücünü kazandırması gerekir.</p>
<h2 class="p1"><b>Liderlik: Kuralcı mı, Pragmatik mi?</b><b></b></h2>
<p class="p3">Liderlik, doğuştan sahip olunan özelliklerle elde edilen bir yetkinlik değil, zaman içinde geliştirilen ve ustası olunan bir yetkinliktir.</p>
<p class="p4"><span class="s2">Jeffery Pfeffer’e göre liderlik, </span>temel ahlak ilkelerinden sapmamak kaydıyla, hedeflere ulaşmak için duruma ve koşullara uygun hareket edebilmektir<span class="s2">. Bir lider, </span>nerede masaya yumruğunu vuracağını, nerede taviz verip uzlaşacağını bilir<span class="s2">.</span></p>
<p class="p3">Bu nedenle liderlik her zaman pragmatik olmayı gerektirir. Bazı durumlarda liderin en başta belirlediği ideal plandan sapması, içinde bulunduğu koşullara göre hareket etmesi gerekebilir. <span class="s1">Liderlik hem ilkelere bağlı kalmayı hem de gerektiğinde doğaçlama yapmayı gerektiren bir sanattır.<b></b></span></p>
<h2 class="p1"><b>Geleceğin Liderlerini Nasıl Yetiştirebiliriz?</b><b></b></h2>
<p class="p3">Her kurumun, kendi liderlerini yetiştirmek için onlara özgürlük alanları tanıması gerekir. Geleceğin liderleri sadece kurallara uyarak değil, kendi deneyimlerinden öğrenerek yetişirler.</p>
<p class="p3">Şirketlerin genç yöneticilere hata yapma özgürlüğü tanıması, onların kişisel bilgeliklerini geliştirmelerini sağlar. <span class="s1">Yanlış yapmaktan korkan bir çalışan risk almaktan kaçınır ve bu da liderlik gelişiminin önündeki en büyük engeldir.</span></p>
<p class="p3">Özellikle <span class="s1">ekonomik daralma ve kriz dönemleri</span> yeni liderlerin ortaya çıkması için en uygun zamanlardır. Belirsizlik ve zorluklar liderliği ortaya çıkaran en kuvvetli itici güçlerdir.</p>
<p class="p3">Bu yüzden liderlik okulda değil <span class="s1">hayatın içinde, zorluklarla mücadele ederek öğrenilir</span>. Gerçek liderler kriz dönemlerinde doğar ve en büyük başarılarını bu zor zamanlarda elde ederler.</p>
<p class="p3"><span class="s1">Liderliğin en büyük öğretmeni hayattır.</span> Ve bu dersi öğrenmeye cesaret edenler o şirketin ya da o toplumun liderleri olurlar.</p>
<p>Not: İlk kez Ekim 2018 tarihinde yazdığım bu yazıyı, yeniden yazarak yayınladım</p>
<div dir="ltr"></div>
<div dir="ltr"></div>
<div dir="ltr"><h2 class="uk-h3">Konuyla İlgili Makale ve Linkler</h2>
<ol class="ta-articles">
    <li><a href="https://hbr.org/2006/12/leadership-under-fire" target="_blank">Dov Frohman, "Leadership Under Fire", HBR</a></li>
<li><a href="http://www.strategy-business.com/media/file/sb55_09208.pdf" target="_blank">Paula Margulies, “Dov Frohman Leads the Hard Way” Strategy+Business</a></li>
<li><a href="https://www.ft.com/content/788abdba-562e-11e5-a28b-50226830d644" target="_blank">“Leadership BS’ and The Reality of Unpleasant Bosses”</a></li>
<li><a href="http://www.wbur.org/hereandnow/2015/09/15/jeffrey-pfeffer-leadership-bs" target="_blank">Jeffrey Pfeffer,“Don't Be A 'Lying Narcissist' And Other Leadership Advice”</a></li>
<li><a href="https://web.archive.org/web/20260314173746/https://www.mckinsey.com/global-themes/leadership/getting-beyond-the-bs-of-leadership-literature?cid=eml-web" target="_blank">Jeffrey Pfeffer, “Getting Beyond The BS of Leadership Literature”</a></li>
<li><a href="https://www.linkedin.com/pulse/why-i-wrote-leadership-bs-jeffrey-pfeffer" target="_blank">Jeffrey Pfeffer, “Why I Wrote Leadership BS”</a></li>
<li><a href="https://www.gsb.stanford.edu/faculty-research/publications/how-organization-can-weaken-norm-reciprocity-effects-attributions" target="_blank">Jeffrey Pfeffer, “How “Organization” Can Weaken The Norm of Reciprocity: The Effects of Attributions for Favors and a Calculative Mindset” </a></li>
<li><a href="https://hbr.org/2011/09/management-a-profession-wheres-the-proof" target="_blank">Jeffrey Pfeffer, “Management a Profession? Where’s The Proof?”</a></li>
<li><a href="http://www.forbes.com/sites/danschawbel/2015/09/15/jeffrey-pfeffer-what-most-people-dont-know-about-leadership/3/#25b632986494" target="_blank">Dan Schawbel, “Jeffrey Pfeffer: What Most People Don't Know About Leadership”</a></li>
<li><a href="http://bobsutton.typepad.com/my_weblog/2012/03/hollow-visionaries-bullshitters-liars-and-leadership-vs-management.html" target="_blank">Bob Sutton, “Hollow Visions, Bullshit, Lies and Leadership Vs. Management”</a></li>

</ol></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://temelaksoy.com/liderleri-yaratan-yasadiklari-zorluklar-astiklari-engellerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Liderlik, Yöneticiliğin Ayrılmaz Parçasıdır</title>
		<link>https://temelaksoy.com/liderlik-yoneticiligin-ayrilmaz-parcasidir/</link>
					<comments>https://temelaksoy.com/liderlik-yoneticiligin-ayrilmaz-parcasidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Feb 2025 04:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Liderlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.temelaksoy.com/?p=8997</guid>

					<description><![CDATA[Yöneticilik ve liderlik, aynı madalyonun iki yüzüdür. Liderliği ve yöneticiliği farklı insanların üstlenmesi gerektiği düşüncesi, gerçeklerden kopuk bir yönetim efsanesidir. Liderliği abartıp yöneticiliğin işlevini azımsayan bu efsane, bugün karşı karşıya kaldığımız kötü yönetimin en önemli nedenlerinden biridir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-pm-slice="1 1 []">Genel kabul gören anlayışa göre yönetici olmak, bir kuruluşta işlerin en etkin şekilde yapılmasını sağlamak ve bunları kontrol etmekten ibarettir. Liderlik ise sadece tanımlanmış işlerle sınırlı olmayıp, vizyon belirleyen, insanlara ilham veren ve strateji geliştiren bir görevdir.</p>
<p>Yönetici bulunduğu alanı idare ederken, lider yeni alanlar açar. Yönetici verimli olmak için ayrıntılarla uğraşırken, lider büyük resme odaklanır. Yönetici kendisine verilen hedefe ulaşmak için çalışırken, lider durumdan vazife çıkarır ve kendi hedefini kendi tanımlar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-15283 size-full" src="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2021/10/temel-aksoy-liderlik-yoneticilik-01.jpg" alt="" width="650" height="431" srcset="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2021/10/temel-aksoy-liderlik-yoneticilik-01.jpg 650w, https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2021/10/temel-aksoy-liderlik-yoneticilik-01-300x199.jpg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></p>
<p data-pm-slice="1 3 []">Bugün hemen herkes, liderlikle yöneticiliği bu çerçevede tanımlar. Hepimizin zihni bu söylemlerle dolu olduğu için, bu tanımlar bize hem çok aşina hem de çok makul gelir. Ama bu anlayış son derece tehlikelidir çünkü başarı, iyi yönetime bağlıdır. Eğer bir şirket ya da bir toplum iyi yönetilmezse, dünyanın en değerli lideri bile bir şirketi ya da bir ülkeyi refaha ulaştıramaz.</p>
<p><strong>Liderliği Abartmak, Yöneticiliği Küçümsemek Tehlikelidir</strong></p>
<p>Henry Mintzberg&#8217;e göre, şirketlerin ve ülkelerin kötü yönetilmesinin en önemli nedenlerinden biri, liderliği göklere çıkarırken yöneticiliği sıradanlaştıran bu anlayıştır. Oysa her yöneticinin başarılı olabilmesi için hem yöneticilik hem de liderlik yapması gerekir.</p>
<p>Her yönetici:</p>
<ul data-spread="false">
<li>Yapılacak işleri tanımlar,</li>
<li>Bunların doğru yapıldığını kontrol eder,</li>
<li>Şirketin içinde ve dışında farklı insanlarla ilişki kurar,</li>
<li>Doğru insanların doğru insanlarla çalışmasını sağlar,</li>
<li>Ara buluculuk yapar, insanlar arasındaki sorunları çözer,</li>
<li>Bilgi toplar ve dağıtır,</li>
<li>Sözcülük yapar, yönettiği bölümü temsil eder,</li>
<li>Karar alır,</li>
<li>Kendisine bağlı çalışanlara hem rehberlik hem liderlik yapar. <a style="font-size: revert; font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', sans-serif;" href="https://temelaksoy.com/yoneticinin-rolleri/">Yöneticinin Rolleri</a></li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-15284 size-full" src="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2021/10/temel-aksoy-liderlik-yoneticilik-02.jpg" alt="" width="650" height="431" srcset="https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2021/10/temel-aksoy-liderlik-yoneticilik-02.jpg 650w, https://temelaksoy.com/wp-content/uploads/2021/10/temel-aksoy-liderlik-yoneticilik-02-300x199.jpg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></p>
<p data-pm-slice="1 1 []"><strong>Liderlik ve Yöneticilik: Aynı Madalyonun İki Yüzü</strong></p>
<p>Liderlik ve yöneticilik, birbirinden ayrı iki iş değildir. Etkili bir yönetici, süreçleri yönetirken aynı zamanda ilham verebilmeli, yeni fırsatlar yaratabilmeli ve strateji geliştirebilmelidir. &#8220;Yöneticiler süreci yönetir, liderler vizyon koyar&#8221; gibi keskin ayrımlar yapmak, gerçeği yansıtmayan bir yanılgıdır. Bugün kötü yönetimin en temel sebeplerinden biri de bu yanlış bakış açısıdır.</p>
<p>Bir insanın yalnızca liderlik yaparak etkili bir yönetici olabileceğini ya da sadece yöneticilik yaparak liderlik edebileceğini düşünmek büyük bir hatadır. Her seviyedeki yönetici; strateji geliştirmek, kaynak yaratmak, insanlara ilham vermek ve hedefler belirlemek gibi liderlik yetkinliklerine sahip olmalıdır. Aynı zamanda, bu hedefleri gerçeğe dönüştürecek yöneticilik becerilerini de kullanmalıdır.</p>
<p>Sadece görev verip kontrol ederek yönetmek mümkün olmadığı gibi, sadece vizyon belirleyip işin ayrıntısına girmeden liderlik yapmak da mümkün değildir. Liderlik her yöneticinin sahip olması gereken bir yetkinliktir. Çünkü liderlik bir yetenek değil, geliştirilebilir bir beceridir.</p>
<p><strong>Son Söz</strong></p>
<p>Liderliği ve yöneticiliği birbirinden ayırmak, modern iş dünyasında sıkça rastlanan ancak gerçeği yansıtmayan bir efsanedir. Etkili bir yönetim için liderlik ve yöneticilik bir arada bulunmalıdır. Her yönetici, süreçleri ve insanı bir arada yönetmeyi öğrenmelidir. Ancak bu denge kurulduğunda, şirketler ve toplumlar sürdürülebilir bir başarıya ulaşabilir.</p>
<p>Not: Bu yazıyı ilk kez 8 Ağustos 2017 tarihinde yayınladım.</p>
<p><h2 class="uk-h3">Konuyla İlgili Makale ve Linkler</h2>
<ol class="ta-articles">
    <li><a href="https://web.archive.org/web/20170329053514/http://keithdwalker.ca:80/wp-content/summaries/q-z/SimplyManaging.Mintzberg.EBS.pdf" target="_blank">Henry Mintzberg, “Simply Managing: What Managers Do - and Can Do Better”</a></li>
<li><a href="http://hib510week9.pbworks.com/f/The+Nature+of+Managerial+Work,+Mintzberg+1973.pdf" target="_blank">Henry Mintzberg, The Nature of Managerial Work</a></li>
<li><a href="http://sloanreview.mit.edu/article/debunking-management-myths/" target="_blank">Debunking Management Myths, Henry Mintzberg, interviewed by Martha E. Mangelsdorf, MIT Slone</a></li>
<li><a href="https://www.forbes.com/sites/stevedenning/2011/04/08/mintzberg-on-management/#2cbe9608673b" target="_blank">Steve Denning, Mintzberg On Management</a></li>
<li><a href="http://www.levelfiveassociates.com/the-difference-between-leadership-and-management/" target="_blank">Jim Collins, The Difference Between Leadership And Management</a></li>
<li><a href="https://hbr.org/2001/12/what-leaders-really-do" target="_blank">John P. Kotter, What Leaders Really Do</a></li>

</ol></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://temelaksoy.com/liderlik-yoneticiligin-ayrilmaz-parcasidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
