İstanbul’da doğdum. İlk, orta ve liseyi, Galatasaray Lisesi’nde yatılı okudum.
Yazları yüzme ve sutopu oynamakla geçirdim. O zamanlar hayatımda hiç kitap yoktu; etrafımda da pek yoktu.
İlkokul 5’te Fransızcadan sınıfta kaldım. Benim jenerasyonumda ilkokul beşinci sınıfı iki kere okuyana şimdiye kadar rastlamadım.
Ortaokulu Beyoğlu’nda okurken, İstiklal Caddesi’nin güzelliklerini keşfettim ve 7. sınıfta bir kere daha sınıfta kaldım.
Bu olay, sabrını taşırmış olacak ki babam, beni kendi yaptığı inşaatlarda, yazın kısa bir süre “işçi” olarak çalıştırdı.
Ortaokul yıllarında voleybol oynadım.
Lise hayatım başarılı geçti. Üniversite hayatım daha da başarılı geçti. Önce Grenoble sonra Paris Nanterre Üniversitesi’nde ekonomi okudum. Üniversite 2. sınıfta evlendim.
1980 yılında İstanbul’a döndüm ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Gülten Kazgan’ın asistanı oldum. Aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi’nde ekonomi master’ı yaptım.
İçkiden pek hoşlanmadım ama tütüne hep bağımlı oldum. Ülke siyaseti hep ilgimi çekti.
Üniversite’de beklediğim ortamı bulamadım ve istifa ettim. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde başladığım doktorayı yarıda bıraktım.
PİAR’ın sahibi Bülent Tanla’yı Gülten Hoca’nın odasında görmüş ve Gülten Hoca’dan beni onunla tanıştırmasını istemiştim. Bülent Tanla’yla tanıştığım gün, o zamanların en önemli araştırma şirketi PİAR’da araştırmacı olarak işe başladım.
Araştırmacılığı sevmeye ve mesleki konularda okumaya başladım. Önce araştırma alanında sonra pazarlama ve marka alanına yoğunlaştım.
1984 yılında Sinan dünyaya geldi. Üç sene sonra PİAR’da patronlar ortaklıklarını ayırdılar. Ben genel müdür ve ortak oldum.
İktisat kariyeri yaptığım yıllarda çok küçümsediğim pazarlama disiplininin ne kadar derin ve karmaşık; aynı zamanda da zevkli olduğunun farkına vardım. Tüketici ve genel olarak insan davranışları konusu çok ilgimi çekti.
Yaptığım işlerin kitabı olan işler olmasından çok hoşlandım. Araştırma ve pazarlama konularında okuduklarımı, öğrendiklerimi müşterilerimde uyguladım.
PİAR’da 1980’lerin sonunda pazarlama araştırmalarının yanı sıra siyasi araştırmalar da yapıyorduk. Dönemin Başbakanı Turgut Özal’a düzenli araştırma sunumları ve danışmanlık yaptım. Ankara’da ve dolayısıyla İstanbul’da nüfuz sahibi olmanın ne demek olduğunu anladım. 30 yaşlarında birisinin, ülkenin Başbakanına danışmanlık yapmasını çok garipsedim. Hâlâ bir tesadüf olduğuna inanırım.
PİAR’da on yıl çalıştıktan sonra, Tansu Çiller’in Başbakanlığı sırasında çıkan ekonomik krizde, PİAR’dan dostça ayrılarak 1994 yılında kendi araştırma şirketim REMARK’ı kurdum.
Kendi şirketimde siyasi araştırma yapmamaya ve sadece pazarlama araştırmaları yapmaya karar verdim. İki sene sonra İnfratest Burke bize önce azınlık ve sonra çoğunluk ortağı oldu.
Araştırma mesleğinde, bütün sektörlerde, hemen her konuda sayısız araştırma yaptım ve yönettim. Hep, araştırmaların kendisinden çok, araştırma sonrasında alınacak kararla ilgili oldum.
İlk evliliğimi bitirdim, ikinci kez evlendim. 1996’da Zeynep dünyaya geldi.
1999’da Galatasaraylılar Derneği, 2002’de Galatasaray Spor Kulübü ve Galatasaray Eğitim Vakfı yönetim kurulu üyesi oldum.
2000 yılında Infratest Burke, uluslararası araştırma zinciri NFO’ya satıldı. 2004’te ise NFO, TNS tarafından satın alındı. Yeni ortaklarla anlaşamadım ve kendi geleceğimi başkalarının eline bırakmak istemediğim için şirketin çoğunluk hisselerini geri satın aldım. Şirketin ismini yeniden REMARK koydum.
İkinci evliliğimi bitirdim. Maneviyat konuları ilgimi çekmeye başladı. Bu alanda sayısız kitap okudum; içime döndüm, kendimi anlamaya çalıştım. Bu yıllar aynı zamanda takım elbise ve kravattan uzaklaştığım yıllar oldu.
2005 yılında REMARK’ı, büyük araştırma zinciri Synovate’e sattım; bu sefer tamamını. Anlaşma gereği, şirketi yönetmeye devam ettim. Aynı zamanda kendi danışmanlık şirketimi kurdum.
Hobi olarak briç oynadım, hatta çok oynadım; abarttım. Briç, bir süre sonra hayatımın neredeyse tamamını kaplar oldu. 2007’de brici, sigara bırakır gibi bıraktım.
Artık yalnız yaşamaya alışmışken, 2007 yılında hiç beklemediğim bir anda hayatıma Şerife girdi. Hayatın akışının insanın planlarından çok daha güçlü olduğunu ve mutluluğun, insanın kendisini bu akışa bırakmasında saklı olduğunu anladım. 2009’da Şerife ile evlendim.
Üniversite yıllarında merak saldığım fotoğrafçılığa tekrar başladım. Sevdiklerimin portrelerini çekmekten, fotoğraf ile ilgili okumaktan çok keyif aldım. 2008–2010 yıllarında Türkiye Araştırmacılar Derneği başkanlığı yaptım.
2010 yılı başında Synovate yönetiminden ayrıldım. 2008 Eylül ayından itibaren her hafta, temelaksoy.com sitesinde blog yazmaya başladım.
2014 Haziran’da Aslan dünyaya geldi. Ve ben hayata çok taze gözler ve umutla bakmaya başladım. 2017 Eylül ayında “Efsaneler ve Gerçekler, Pazarlama Nasıl Yapılır” kitabımı yayınladım.
Şimdi kendi danışmanlık şirketim Fikirhane’de Türkiye’nin bazı büyük markalarına pazarlama, iletişim ve marka konularında akıl ortaklığı yapıyorum. Yaptığım işi çok seviyorum.