Skip to main content

Sizin Markanızın Hikayesi Ne?

22 Temmuz, 2025

İnsanlık hikâyelerle var oldu. Ateşin etrafında toplanan küçük topluluklar, kim olduklarını ve neye inandıklarını hikâyeler aracılığıyla anlattı. Bu hikâyeler yalnızca zamanı geçirmek için değil, bir kimlik inşa etmek, aidiyet duygusunu pekiştirmek ve ortak bir amaç etrafında birleşmek için vardı. En önemlisi, insanlar neyi nasıl yapacağını hikâyelerden öğrendi.

Bugün değişen çok şey var ama bu temel hâlâ geçerli. Artık etrafımızda bir ateş değil, ekranlar, raflar, reklam panoları ve sosyal medya var. Ama hâlâ bir hikâye arıyoruz. Çünkü yaşadığımız dünyada karar vermek zorlaştı. Seçenek çok. Bilgi fazla. Bütün bu kaynak bolluğuna rağmen hala ne yapmamız gerektiğini bilemiyoruz. Bu yüzden yönümüzü bulmamız için bizim rehberlere ihtiyacımız var.

Ve artık bu rehberler markalar.

0001-66753032

Tüketici, Kendi Hikâyesinin Kahramanı

Donald Miller’ın da StroryBrand kitabında vurguladığı gibi, her insan kendi hayatının kahramandır. Bir hedefi vardır: Daha başarılı olmak, daha sağlıklı olmak, daha mutlu olmak, daha iyi görünmek… Ama bu hedefe ulaşmak her zaman kolay değildir. Önünde engeller vardır: Parasızlık, bilgi eksikliği, zaman kısıtı, güven problemi…

İşte markalar tam burada devreye girer. Kendi şirketini veya markasını hikâyenin kahramanı gibi değil, hitap ettiği insanı bir kahraman gibi ele alıp, markayı onun rehberi gibi konumlandırır ve müşterisine şunu söyler: “Ne yapmak istediğini biliyorum. Seni oraya götürecek planı biliyorum.”

Marka, bu yolculukta kahramanın karşısına çıkan zorlukları tanır, ona adım adım bir yol haritası sunar ve güven verir. Kahramanın yol arkadaşı olur. Hikâyenin kahramanı olan tüketici ise markanın yani rehberin yetkinliğine güvenir.

Ürün, Engelleri Aşmayı Sağlayan ve Kahramanı Hedefe Götüren Bir Araçtır

Bir marka, hikâyeyi doğru kurgulamak istiyorsa önce şu sorunun cevabını netleştirmelidir:

Müşterim hangi hedefe ulaşmak istiyor ve karşısındaki en büyük engel ne?

Markanın ürün veya hizmeti bu engeli aşmaya yardımcı oluyorsa, hikâye kahramanın gözünde anlam kazanır. Bu çözüm (yani hikâye) ne kadar kolay anlaşılır ve uygulanabilirse; markanın verdiği mesaj (reklam) o kadar etkili olur.

Hikâyenin kahramanı olan tüketici şunu görmek ister:

  • Bu ürün beni nasıl daha sağlıklı yapacak?
  • Nasıl daha iyi görünmemi sağlayacak?
  • Bana nasıl zaman kazandıracak?
  • Hangi hatayı yapmamı engelleyecek?
  • Yolumu nasıl sadeleştirecek?

Bu soruların cevabı, markanızın anlatması gereken hikâyedir.

Marka Reklamı Yapmak, Müşterinin Hikâyesini Anlatmaktır 

Kendi şirketinizin ne kadar büyük olduğunu, markanızın ne kadar iyi olduğunu, ürün veya hizmetlerinizin rakiplerden ne kadar üstün olduğunu anlatma çabasına girmeyin.

Bunun yerine sattığınız ürün veya hizmetin, markanızın kahramanı olan insanı hedefe nasıl götüreceğini anlatın. Marka hikâyenizi kahramanı odağa alarak anlatın.

İnsanlar çözüm ararken karmaşık mesajlar değil, yön gösteren rehber isterler. Tüketici, sizin ne kadar büyük olduğunuzu değil, onun hangi sorununu çözdüğünüzü duymak ister. Hikâye şunu göstermelidir:

  • Kahraman = Müşteri
  • Sorun = Kahramanın karşılaştığı engel
  • Rehber = Marka
  • Plan = Markanın sunduğu net çözüm adımları
  • Dönüşüm = Müşterinin sonunda ulaşacağı yeni durumdaki başarısı, mutluluğu…

3

Güçlü Hikâyeler, Güçlü Satışlar Yaratır

Satın alma kararları mantıksaldır ama çoğu zaman duygular daha önemlidir. Bu yüzden sattığınız ürünün ya da hizmetin fonksiyonel faydasını anlatmanız gerekir ama bu ikinci plandadır. Tüketici, sizin markanızın onun yaşamındaki hangi sorunu çözeceğini duymak ister. Sizin ürününüzü veya hizmetinizi kullandığı zaman yaşayacağı dönüşümü gözünde canlandırmak ister.

Bu yüzden reklamın aşağıdaki yapıda olması gerekir:

  • Müşterinin hedefi nedir?
  • Bu hedefe giden yoldaki engeller nedir?
  • Bu engelleri aşması için marka hangi planı sunuyor?
  • Planın sonunda kahraman ulaştığı başarı tablosu nedir?

Marka reklamlarının bu hikâye yapısını kullanması gerekir. Bu yapıyı kurabiliyorsa, marka yalnızca akılda kalmaz. Yol gösterir, güven verir ve tercih edilir.

Sonuç: Ürün veya Hizmet Değil, Yol Arkadaşı Satın Alıyoruz

İnsanlar hedeflerine ulaşmak için kendilerine yardım edecek rehber isterler.

Bu nedenle markanız, müşterinizin rehberi olmalı ve ona bu yolculukta nasıl yol göstereceğini iyi bir hikâyeyle anlatmalıdır

Siz de markanız için iyi bir hikâye yazın. Ama bu hikâyenin kahramanı siz olmayın. Rehberi olun.


Konuyla İlgili Makale ve Linkler

  1. Klaus Fog, Christian Budtz, Philip Munch, Stephen Blanchette, “Storytelling: Branding in Practice“
  2. Ann Handley, “How to Tell Your Company’s Story: The Reimagined Remix”
  3. Ann Handley, Website
  4. Patricia Redsicker, “Content’s Competitive Advantage: Interview with Ann Handley”, 2011
  5. Frank Rose, “The Art Of immersion”
  6. Frank Rose, “The Art Of immersion”, Video
  7. Frank Rose Blog
  8. Henry Jenkins, “Transmedia 202: Further Reflections”
  9. Michael Z. Newman, “Intermediality and Transmedia Storytelling”
  10. Steve Denning, “Why Leadership Storytelling Is Important”, Forbes
  11. Ben Straley, “Effective Storytelling for Brands: How to Drive Discovery & Engagement”
  12. Leadership Stories
  13. Howard Gardner: Creativity and Leadership, Video
  14. Daniel Goleman “What I Learned About Strategic Storytelling for Effective Leadership from Howard Gardner”, Video
  15. Professor Brian Sturm, “Storytelling Theory and Practice”, Video
  16. Salman Rushdie: On Storytelling, Video
  17. “Steve's Story: How I Became a Leadership Storyteller”, Video
  18. Doug Stevenson, “Leadership Corporate Storytelling - Doug Stevenson, Storytelling in Business”

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir