Yazılarım (Yedek)
Anasayfa • Yazılarım (Yedek)
Son Yazım
Bugün dünyanın neresinde olursa olsun, bir ürüne veya hizmete ihtiyaç duyan her şirket Google veya Youtube’da araştırma yapıyor. Kısa bir zaman harcayarak karşısına çıkan seçeneklerden çoğunu eleyip, bir iki markayı hafızasına alıyor ve bu markalardan birini satın alıyor.
Siz de dijital pazarlama yöntemlerini kullanarak dünyanın her yerine satış yapabilirsiniz
Son Yazılarım
Pazarlama
Bugün dünyanın neresinde olursa olsun, bir ürüne veya hizmete ihtiyaç duyan her şirket Google veya Youtube’da araştırma yapıyor. Kısa bir zaman harcayarak karşısına çıkan seçeneklerden çoğunu eleyip, bir iki markayı hafızasına alıyor ve bu markalardan birini satın alıyor.
Siz de dijital pazarlama yöntemlerini kullanarak dünyanın her yerine satış yapabilirsiniz
Rakipler indirim oyunu oynamaya devam ederken bu oyundan tek başına çıkan marka ayakta kalamaz. Müşteri bir kez indirime alıştıktan sonra normal fiyatı haksız bulmaya başlar. İndirim heyecanını yaşamak ister.
İndirim tehlikeli bir oyundur. Bir kez bu oyunu oynamaya başladıktan sonra içinden çıkmak zordur.
Yaptığımız iş ne olursa olsun hepimiz her gün kendi görüşümüzü muhatap olduğumuz insanlara anlatmak, onlara kendi fikrimizi kabul ettirmek için çaba sarf ederiz.
Aslında insanın bu çabasının satıcıların yaptıklarından pek farkı yoktur. Kendi fikrini ailesine ya da arkadaşına kabul ettirmek isteyen insan da satıcıların kullandığı yöntemleri kullanır. Bu anlamda herkes her gün “satış” yaparak hayatını sürdürür.
Peki insanın kendi fikrini karşısındakine “satması” için hangi özelliklere sahip olması gerekir?
Kimse markaların hikâyelerini merak etmez. Herkes kendi hayatına, kendi hedeflerine, kendi önceliklerine odaklıdır. Bir reklam izlerken ya da bir markanın web sitesine bakarken insanların zihninden tek bir soru geçer. "Bu marka benim hangi işimi görür?" Eğer marka bu soruya net bir cevap vermiyorsa markanın yaptığı bütün iletişim kuru gürültüdür. Harcadığı para çöpe gider.
E-Kitaplar
E-kitapları edinmek için sayfa içerisindeki formu doldurunuz.
Yönetim
Mükemmel bir işyeri yaratmak için dev bütçelere veya sıra dışı uygulamalara gerek yok. İnsanların kendilerini geliştirebildiği, fikirlerini ifade edebildiği, anlam bulduğu ve gurur duyduğu bir ortam kurmak mümkün. Üstelik bu, yalnızca sıra dışı liderin değil, bu zamanın ruhunu anlayan herkesin yapabileceği bir şey.
Yöneticiler “kapım herkese açık” dese de, çoğu çalışan ne zaman konuşulması gerektiğini, ne zaman susulacağını bilir. Çünkü her işyerinde yazılı olmayan kurallar vardır. İnsanların sessiz kaldığı, fikirlerini söylemediği ortamlarda hatalar çoğalır, gerçekler yönetime ulaşmaz. Oysa bugünün dünyasında her şirketin, en değerli kaynağı olan çalışanlarının sesine kulak vermesi gerekir.
İnsanın içindeki iyiye inanmak, onun katkısını alacak bir çalışma ortamı oluşturarak onu sorumluluk almaya ve inisiyatif kullanmaya (elbette hesap vermeye) teşvik etmek mümkündür.
Eğer katılımcı bir şirket ortamı oluşturabilirsek, bundan hem çalışanlar hem de bütün paydaşlar karlı çıkar.
Bir işyerinde memnuniyetsizliklerini gidermek, çalışanları memnun etmeye yetmez. Çünkü, memnuniyetsizliğin tersi memnuniyet değildir.
Çalışanların gönülden katkısını almak için, onların nasıl motive olacaklarını bilmek gerekir.
Diğer
Kimi insanlar mıknatıs gibi bir çekiciliğe sahiptirler. Tavırları, davranışları, konuşmaları; olaylar karşısındaki duruşları ve verdikleri tepkiler -onlar bir çaba göstermeden- insanları etkiler. Bu insanlar ne söyleseler, dikkatleri üzerlerine toplarlar. Herkesin dile getirdiği bir fikri, onlar dile getirdiğinde kelimelerin ağırlığı artar. Bulundukları ortamlarda insanlar onlara öykünür, onlar gibi davranmaya çalışırlar. Bu insanlar hiç zorlanmadan insanları peşlerinden sürüklemeyi başarırlar.
Bilmek değil, yapmaktır hayatı değiştiren.
Ne kadar bilirseniz bilin, eğer bildiklerinizi uygulayamıyorsanız, bildiklerinizin bir önemi yoktur aslında.
Her yeni yılın başı, kendi hayatımızın iplerini elimize almak için bir fırsattır.
Sizin de bu fırsatı değerlendirmenizi dilerim.
Fikirleri, projeleri ne kadar değerli olursa olsun, insan ikna etmeyi başaramazsa sahip olduğu bütün kaynaklar değerini kaybeder.
İnsanları ikna etmek hepimizin ihtiyacı olan bir yetkinlik. Hayatta mutlu olmak için de başarılı olmak için de insanları nasıl ikna edeceğimizi öğrenmek zorundayız.
Hayatta mutlu olmak için de başarılı olmak için de insanın kendi duygu ve düşüncelerini iyi ifade etmesi şart.
Arkadaşlıktan ebeveynliğe, aynı takımda oynamaktan milyon dolarlık şirketleri yönetmeye kadar başarılı bütün ilişkiler, insanın kendisini nasıl ifade ettiğine, nasıl iletişim kurduğuna, insanları ne kadar ikna edebildiğine bağlıdır.